Hayal
Zümrüdüanka olsam Dirilsem Kaf Dağı’ndan Kanatlarım umudu silkelese arş-ı aladan Ebabiller yarenlik etse hicranıma Ebrehe’nin avaneleri dağılsa çil çil Bir Urumçi ölüp Bin.
Zindanlar artık Yusuf’un değil, Medrese yok artık Bağdaş kuran hayallerim, işkence altında Zalimin zulmüyle mühürlü kapılar, Nefes alacak vakit bile yok. Sıra dışı.
Ben şimdi sonsuz aynalar içinde bir ayna gibiyim Özgürlük esirdir ülkemde Yalnızca çocukların biçimsiz gülüşü ayakta tutuyor şehirlerimi Sarı, siyah, kumral, kıvırcık saçlı.
Hani bir yalnızlık kondurmuştun bakışlarına Yorgundu gözlerin Hüzün ikliminde üşümüştü ellerin Kan bulaştı oyunlarına Sen hep böyle mahzun mu bakardın Bilmem ki Yüreğin.
Şafağa sessizliği ısmarlamaksa ölüm Ölüme namzet bir yiğit dirilir Kuruyan göz pınarlarımda Zira hayat Kahpece bir sefa sunarken Merhamet yoksunlarına Yaşamak, Zillet olur.
Şayet yurdunsa silahın Yüreğini süreceksin namluya Ellerin faydası yok Göreceksin, bileceksin Hem acıyla birlikte öğreneceksin Sürmeli gözlerden dökülen yaşlar Timsah yaşı Göreceksin Bükülecek.
Ölümü sineye çekmiş aslanları devirmeye çalışırlar hep Çünkü en büyük korkuyu yok eden, en yüce davayı da omuzlamıştır artık Ve o Bunu ispat.
Herkes suspus olmuş, keyif sürüyor Gazze’deki katliam arşı titretiyor Yürek yanıyor, kalp acıyor İçim yanıyor, Gazze aklıma geldikçe Bir avuç Müslüman’a kâfirler birleşti.