Ölümü sineye çekmiş aslanları devirmeye çalışırlar hep
Çünkü en büyük korkuyu yok eden, en yüce davayı da omuzlamıştır artık
Ve o
Bunu ispat edeceği gücü, arzularının harelerinde bulur
Sorularla bulanmaz kafası
Endişe, şüphe, pısırıklık
Nefsini kelimelerle aldatmaz
Yaşattığı bir devrim var, yaşadıklarına inat
Yüreği, direnmenin koyu bir onuruyla coşuyor
Elvedalara doymazken en derinine yerleşen kayıplar
Dert bilemeyi öğreniyor, kuyu diplerinde
Çelikten bir zırhı yok, ürkek kaçışlardan münezzeh
Dili, yalnızca batıla balta
Ruhu, bozgunculara -kabzasına hasret kazınmış bir- kılıç
Geri çekilmeye niyetlenmiş sahte kuvvetlere inat
Toprağa çakılan koltukların her ipliğine, bir devir yazan şehadet ki o
Omuzlara yük
Nabızlara durgunluk bindiren
Yüce bir nedamet
Gece, ipliklerini bir bir sökerken
Perişanlık, nefesini hapsederken pısırık duvarlara
Gölgelere bindirilen kandan nehirler
Çağlıyor gözbebeklerinde
Lavanta tutturulmuş, bedeninin telaş dolu kıvrımlarına
Birkaç tozlu demir serpilmiş, avuçlarının içine
Keskin saatler zorla harlıyor karanlık çadırları
Ve aslanlar
Alaşağı etmek için kolluyor hesapsız zamanları
Rüveyde Bera PALA

Follow