Ramazan’ı Kaybetmek
Ramazan; sokaklara, hanelere, yüreklere sağanak sağanak boşalan bir telaş ile geliyor, demek ne kadar da ruha duygulu, dokunaklı olurdu, öyle değil mi?
Ramazan; sokaklara, hanelere, yüreklere sağanak sağanak boşalan bir telaş ile geliyor, demek ne kadar da ruha duygulu, dokunaklı olurdu, öyle değil mi?
Hayat yuvarlayıp duruyor mu bizleri azgın sular misali yoksa bizler, hayatın bu azgın temposunda adrenalin mi buluyoruz, bilinmez. Yaşama karşı hissettiğimiz bu
Sofrasında rahmet olanın, elbette davet etmeye hem yüreği olur hem de ikramı. Misafirperverlik hamuruyla yoğrulmuş olan Müslüman’ın, sofrası her zaman bereketlidir, kendi de
Hani bir yalnızlık kondurmuştun bakışlarına Yorgundu gözlerin Hüzün ikliminde üşümüştü ellerin Kan bulaştı oyunlarına Sen hep böyle mahzun mu bakardın Bilmem ki Yüreğin
Şafağa sessizliği ısmarlamaksa ölüm Ölüme namzet bir yiğit dirilir Kuruyan göz pınarlarımda Zira hayat Kahpece bir sefa sunarken Merhamet yoksunlarına Yaşamak, Zillet olur
Tevekkül, elinden geleni yapıp sonucunu Allah’a bırakmak demektir. Bu, pasif bir bekleyiş değil, inancın hayatla el ele verdiği, emeğin ve teslimiyetin aynı anda
Ben Gazze’yim anne! Dökülen her damla gözyaşının kayıtsız şartsız müdafisiyim. Kahhar ism-i şerifi hürmetine zalimi mahvetsin, diye arş-ı alaya açtığın ellerine doğdum ben.
Şayet yurdunsa silahın Yüreğini süreceksin namluya Ellerin faydası yok Göreceksin, bileceksin Hem acıyla birlikte öğreneceksin Sürmeli gözlerden dökülen yaşlar Timsah yaşı Göreceksin Bükülecek