Günümüz gençliği, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyük bir tuzakla karşı karşıya: Dijital esaret! Sabah uyanır uyanmaz telefona sarılan, okulda bile sosyal medyadan kopamayan, yatmadan önce son bakışını ekrana atan bir nesil yetişiyor. Düşünmekten, okumaktan uzak; sadece tüketime odaklanmış, şuursuz bir neslin ötesine geçemiyor maalesef. Bencil, dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneden, herkesi zorbalayan, insanlara tepeden bakan, haber takip etmeyen, toplumsal okuma yapamayan, iki cümleyi bir araya getirip konuşamayan, patolojik bir gençlik yetiştirdik, el birliğiyle. İktidarı, eğitim camiası, ebeveynleri, cemaatlerine varana kadar başarısız olduk. Özgür ve müreffeh bir yaşamın, onlar için daha iyi olduğunu düşündük ve başarıyı ıskaladık. Kendilerinden daha eğitimli olmakla böbürlendiğimiz anne babalarımızın başarılarının onda birini yakalayamadık.
Allah (cc), “Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kirletense ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) buyuruyor. Acaba bizler, ekranların sunduğu geçici hazlarla nefsimizi mi kirletiyoruz? Yoksa bu teknolojiyi, İslam’ın emrettiği şekilde “faydalı ilim ve salih amel” için mi kullanıyoruz? Amellerin niyetlere göre şekillendiği ve karşılığının ona göre verildiğini bildiren bir inancın mensupları olarak, niyetimizi belirleyen faktörler neler? Bunları ne kadar dikkate alıyoruz?
Gençlik bir defa veriliyor ve kıymeti çok iyi bilinmeli yoksa elden kayıp gittiğinde her şey için çok geç olacaktır. Peygamber efendimiz (sav), “Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin: Ölüm gelmeden hayatın, hastalık gelmeden sağlığın, meşguliyet gelmeden boş vaktin, ihtiyarlık gelmeden gençliğin, fakirlik gelmeden zenginliğin.” (Buhari) buyuruyor.
Gençler İçin Kritik Sorular:
Sosyal medyada geçirdiğin 3 saat, Kur’an öğrenmeye harcansa kaç sure ezberlemiş olurdun?
Oyunlarda harcadığın enerji, bir yetimin duasını almaya gitseydi ne kadar sevap kazanırdın?
Gece geç saatlere kadar izlediğin videolar, sabah namazına kalkmana engel oluyor mu?
Allah resulü (sav), “Kıyamet gününde dört şeyden sorguya çekilmedikçe kulun ayakları yerinden kımıldamaz: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nasıl geçirdiğinden…” (Tirmizi) buyurarak gençliğin hesabının ayrıca sorulacağını hatırlatıyor.
Teknoloji, doğru kullanıldığında büyük bir nimet, kontrolsüz kullanıldığında ise büyük bir fitnedir. Azı karar, çoğu zarar kaidesi gereği, her işin fazlası, bütün mahlukat için zararlar barındırır. İtidali her daim ön plana çıkaran bir dinin inananları arasında bu denge, asla göz ardı edilmemesi gereken, önemli bir kuraldır. İsraf, bu yüzden haramdır, nimeti amacının dışında kullanmayı emreden bir saiktir.
Gençliği Tüketen Dijital Tuzaklar
Sosyal medya bağımlılığı; beğeni, takipçi ve paylaşımlarla kendini ispat etme çabası…
Oyunlar, sanal dünya, gerçek hayattan koparıp sorumluluklardan uzaklaştıran sanal âlem…
Gizli günahlar, haram içeriklerin kolayca ulaşılabilir olması ve nefsi kirletmesi.
Teknolojiyi Faydaya Çevirmenin Yolları
İlim Öğrenmek: Dijital platformları, İslami dersler ve ilim öğrenmek için kullanmak.
Dava İçin Çalışmak: Sosyal medyayı, hakikati yaymak ve İslam’a hizmet etmek için araç haline getirmek.
Üretkenlik: Boş zamanları, yazılım öğrenmek veya faydalı projeler yapmakla değerlendirmek.
Dijital Denge Nasıl Kurulur?
Niyeti Düzeltmek
Her işin başı niyettir. Telefona elimizi attığımızda şu soruları sormalıyız: “Bu hareketim, Allah’ın rızasını kazandıracak mı?” ya da “Günlük hayatımda bana bir faydası olacak mı?” Sanal âlemde geçirdiğim zamanı; kendime, aileme, topluma, ümmete daha faydalı bir çalışmayla doldurabilir miyim, diye düşünmeli genç birey. Evet, zaman teknoloji çağı, hayatımızın her tarafını kuşatmış, bundan kurtulmamız, ondan uzak durmamız zor. O hâlde bunu daha faydalı bir hâle getirmeliyiz.
Zaman Yönetimi
“20-20-20 Kuralı”: Her 20 dakikada bir, 20 saniye uzağa bakarak gözleri dinlendirmek ve bu sırada bir tespih çekmek.
“Namaz Vakti Dijital Detoks”: Her namaz öncesi 10 dakika telefonu bırakıp, ibadete hazırlanmak.
Alternatifler Üretmek
Spor ve Fiziksel Aktivite: Peygamber efendimizin (sav), “Güçlü mümin, zayıf müminden hayırlıdır.” (Müslim) hadisi gereği, vücudu dinç tutmak.
Kitap Okuma Halkaları: Gençlerin bir araya gelerek ilim öğrenmesi.
Gönüllü Faaliyetler: Yetimleri ziyaret, cami temizliği gibi hayır işlerine zaman ayırmak.
Anne babalar, eğitimciler örnek olmalı gençlere. Çocuklar, ebeveynlerinin davranışlarını taklit eder. Evde, okulda kitap okunan bir ortam oluşturmak, onlar için etkili bir yol olabilir.
Kontrollü Serbestlik: Tamamen yasaklamak yerine, “günde 1 saat sosyal medya, 30 dakika oyun” gibi sınırlar koymak.
Dua ve İstişare: Gençlerin kalbine girebilmek için samimi dualar etmek ve onlarla açık iletişim kurmak.
Gençlik, ahiret için bir fırsattır.
Ey genç kardeşim! Unutma ki bugün ekranlarda harcadığın her saniye, yarın mahşerde “Keşke zamanımı daha hayırlı işlerle geçirseydim!” dedirtebilir. Allah (cc), “Sizler, insanların iyiliği için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.” (Âli İmran, 110) buyuruyor. Peki, biz bu sorumluluğu taşımaya hazır mıyız?
Dualarımız Seninle…
“Rabbimiz! Bize, gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi, takva sahiplerine önder kıl!” (Furkan, 74).
Taşkın ÖNEL
01.05.2025
Akhisar
Arşiv
Genel
Yazarlar
Kaybolan Gençlik ve Dijital Esaret
- by Taskın Önel
- 16 Haziran 2025
- 0 Comments
- 0 Views

Follow