İşgal Altındaki Batı Şeria’da Savaş Devam Ediyor
Arşiv Genel Yazarlar

İşgal Altındaki Batı Şeria’da Savaş Devam Ediyor

İsrailli yerleşimciler ve askerler, ilhak hazırlığı kapsamında Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı terör estirmeye devam ediyor.

Gazze’de ateşkes ilan edileli bir hafta oldu. İşgal altındaki Batı Şeria’da bu haberi duyduğumuzda büyük sevinç yaşadık. Soykırımın sona ermesi umudunun verdiği rahatlama ile ümitlendik. Fakat bizim için herhangi bir ateşkesin olmadığını da fark etmemiz çok uzun sürmedi.

On yıllardır maruz kaldığımız günlük şiddette azalma belirtisi yok. 7 Ekim 2023’ten bu yana işgalcinin vahşeti daha da yoğunlaştı. Bugün Batı Şeria’da yaşam neredeyse imkânsız hale geldi.

Şiddet, Mülksüzleştirme ve Asimilasyon

Ateşkes anlaşması açıklandıktan sonra bir arkadaşımın küçük kızı sevinçle bağırdı; daha sonra büyükanne ve büyükbabasıyla zeytin toplamaya gitmek istediğini söyledi. Büyükbabası, ona bunun zor olacağını söyleyince, kız, “Neden? Savaş bitmedi mi?” diye yanıtladı.

Bir çocuğa, Gazze’deki savaşın sona ermesinin Batı Şeria’daki Filistinli ailelerin zeytin toplamak için topraklarına erişebilecekleri anlamına gelmediğini nasıl açıklarsınız? İnsanlar hala İsrail ordusunun kurduğu bariyerler yüzünden bahçelerine ulaşamıyor veya İsrail askerleri ve yerleşimcilerin saldırılarından korkuyorlar ya da her iki ihtimal birden gerçekleşebiliyor.

Filistinli çiftçilere ve topraklarına her gün şiddetli saldırılar oluyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrailli yerleşimciler tarafından Filistin halkına ve mülklerine 7.154 saldırı düzenlendi.

İsrail ordusu ve yerleşimci çeteleri tarafından 212’si çocuk olmak üzere yaklaşık 1.000 Filistinli öldürüldü; 10.000’den fazla Filistinli yerinden edildi. Yerleşimciler ve askerler 7 Ekim 2023’ten bu yana 37.237 zeytin ağacını yok etti.

Kentsel alanlardaki yaşam bile dayanılmaz hale geldi.

Ramallah’ın kuzeyindeki Rawabi şehrinde yaşayan biri olarak ben de işgalin boğuculuğunu her gün hissediyorum.

Şehrimin dışına işlerimi halletmek, alışveriş yapmak, resmi evrak almak veya başka bir şey için seyahat etmem gerektiğinde saatlerce bir kontrol noktasında mahsur kalabilir ve varış noktama asla varamayabilirim. Rawabi ile Ramallah arasında dört demir kapı, bir askeri kule ve bir bariyer bulunmaktadır; bunlar, Rawabi ile Ramallah arasındaki 10 dakikalık yolculuğu sonsuza dek sürdürebilir.

Batı Şeria boyunca 916 bariyer ve demir kapı bulunmaktadır ve bunların 243’ü 7 Ekim 2023’ten sonra inşa edilmiştir. Bunlar, İsrail ordusunun keyfine göre açılıp kapanmaktadır, bu da bir Filistinlinin saatlerce bir bariyerde mahsur kalabileceği anlamına gelmektedir. Bu durum, hayatın her alanını aksatmaktadır; aile ziyaretlerinden acil tıbbi bakıma, okul devamından mal taşımacılığına kadar.

Ayrıca Kudüs’e erişimimiz ve dolayısıyla buradaki kutsal mekânlarda ibadet özgürlüğümüz de yasaklandı. Çok az Filistinliye şehre girmek için gereken özel izinler verildi. Kudüs’e en son ziyaretimizin üzerinden 20 yıl geçti. Bu, genç bir neslin tamamının şehir hakkında anne babaları ya da büyükanne ve büyükbabaları tarafından anlatılan resimler ve hikâyeler dışında hiçbir şey bilmediği anlamına geliyor.

Geceleri bile Filistinliler işgalciler tarafından rahat bırakılmıyor. Herhangi bir gece herhangi bir Filistin evi İsrail ordusunun baskınına maruz kalabilir, askerler ön kapıyı kırabilir, içerideki aileyi terörize edebilir ve bazı üyelerini suçlama olmaksızın gözaltına alabilir. Komşular da İsrail askerlerinin sebepsiz yere, sadece daha fazla acıya neden olmak için göz yaşartıcı gaz kapsülleri atmasıyla terörize edilebilir. Normal bir yaşam hakkı (ibadet etmek, arkadaşlarla ve aileyle zaman geçirmek, serbestçe hareket etmek, düzenli tıbbi bakım ve eğitime erişmek) Batı Şeria’daki Filistinlilere reva görülmüyor.

İlhak Kâbusu

1967 işgalinden bu yana geçen on yıllar boyunca İsrail, Batı Şeria topraklarının neredeyse yarısını kontrol etmeyi başardı. Bunu, yeni yerleşim yerleri inşa ederek ve Filistinlilerin topraklarına “devlet toprağı” veya “askeri bölge” ilanı bahanesiyle el koyarak yaptı. Filistin topraklarının çalınması 7 Ekim’den sonra hız kazandı; iki yılda en az 12.300 dönüm (4.9787 hektar) araziye el konuldu.

Birçok durumda, el konulan topraklar yeni yerleşim karakolları kurmak veya mevcut yerleşimleri genişletmek için kullanılıyor.

Batı Şeria’da yerleşim inşası rastgele değil. Aksine, toprak işgali Filistin köylerini ve kasabalarını çevreleyen, etraflarındaki bahçe ve tarlalarla coğrafi bağlantıyı önleyen ve böylece gelecekteki bir devlet hayalini engelleyen bir yerleşim kuşağı oluşturacak bir şekilde sistematik olarak yapılıyor.

Bu yasadışı yerleşim yerlerini korumak için İsrail, Batı Şeria’nın doğal kaynaklarına da el koydu. Neredeyse tüm su kaynaklarına el koydu. Bu gasp, Batı Şeria’da yerleşim genişlemesine hizmet edecek devasa bir su rezervuarının olmasını sağladı. Filistinliler için bu, felaket oldu. Şimdi halkın neredeyse tamamı, yoğun nüfuslu Filistin bölgelerine çok küçük kotalarda su veren İsrailli su şirketi “Mekorot”a bağımlı. İşgalci yerleşimciler ise kişi başına Filistinlilerin su payının birkaç katını alıyor.

Her yaz kuraklık başladığında Filistinliler, Mekorot’tan fahiş fiyatlarla ekstra su satın almak zorunda kalıyor. Bu arada, Filistinlilerin kuyuları ve yağmur suyu depoları sık sık saldırıya uğrayıp tahrip ediliyor.

7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail hükümeti, ilhakı gerçekleştirmek için çabalarını hızlandırdı. Oslo Anlaşmaları ile kurulan ve İsrail’in tam sivil ve güvenlik kontrolüne sahip olduğu bir alan olan C Bölgesi’nin ele geçirilmesinin yakın olduğunu düşünüyoruz. Bu, Filistin köylerini ve topluluklarını yerle bir edip insanları Batı Şeria’nın sadece %18’ini oluşturan A Bölgesi’ne sürmek anlamına gelir. Bu işgali B Bölgesi de takip edecek. Zorla sürgün süreci iki bölgedeki Bedevi topluluklarıyla zaten başladı.

Bu, Batı Şeria’daki gerçekliğimiz. Barış konferansları yapılırken ve Orta Doğu’da barış ilan edilirken, biz hiçbir şeyden habersiziz. Her gün, her saat, her dakika taciz ediliyor, sindiriliyor, mülksüzleştiriliyor ve öldürülüyoruz.

Muhammed Alqeeq

18-10-2025, Al Jazeera English

Çeviren: İsmail CEYLAN

GRUBA KATIL