Vedadan Vefaya Ramazan ve Ümmetliğimiz
Arşiv Genel Yazarlar

Vedadan Vefaya Ramazan ve Ümmetliğimiz

Dünyaya, hidayete, rahmete, merhamete, adalete, davete, şehadete ve mübarek Ramazan’a gözlerimizi açtıran rabbimiz Allah’a hamd u sena olsun. Hayatıyla, davetçiliğiyle, şehadetiyle ve ibadetleriyle bizlere mükemmel bir numûne-i imtisal olan Rasulullah’a salât u selam olsun.
Gelişiyle rahmete, mağfirete ve cehennem azabından kurtuluşa kandığımız mübarek Ramazan ayımıza veda mı etmeliyiz yoksa vefa mı göstermeliyiz? Kendisinde; Kur’an-ı Kerim, namaz, zikir, tevbe, bereket, infak/zekât, kardeşlik, ümmetlik bulduğumuz ve bunlara doyduğumuz bu mübarek misafire karşı tutumumuz ne olmalı? Gittikten sonra yerine bırakacağı mübarek on bir ay için hesaplarımız ve planlarımız nasıl olacak?
Ramazanda tuttuğumuz ve dahi tutunduğumuz ilahi, manevi, nebevi mutluluğu devam ettirmek yakışır bize.
Kazanım olarak kabul edeceğimiz güzelliklerle anımıza ve zamanımıza çekidüzen vermek düşer payımıza.
Oruçla gelen sabrı, tahammülü, müminler arası hoşgörüyü on bir ayın tamamına hâkim kılmak beklenecektir bizden.
Tekbiri, kıyamı, kıraati, rükûu, secdesi, duasıyla ibadetlerin şahı olan namazı canlı tutmak olmazsa olmazımız.
Bize hayat ve hidayet olan yüce Kur’an’ın emir ve nehiyleriyle yaşamın pasını, isini, tozunu atmaktır vasfımız.
İftar ve sahurlarda helal aş anlayış ve idrakimiz, misafir bulma arayışımız, hep devamlılık arz etmelidir ki gözleri açık gitmesin Ramazanımız.
Un ufak olmamak için infak sancağını göndere çekmek ve yaşam boyu orada mukim tutmaktır bizden istenen.
Biricik örneğimiz, rehberimiz, önderimiz ve öğretmenimiz olan Allah Rasulü’nün (sas) her ana, her alana ve her adama; anlam, ahkâm ve ahlak ikram eden sünnet-i seniyyesine bağlılığı muhkemleştirmektir bizi bekleyen.
Günlerden tek tek derdiğimiz Müslüman şahsiyeti güllerini, köşe bucağa, eve sokağa, köye kasabaya, şehre ülkeye serpiştirmek güzelliğidir bize siperlenen.
Son nefese kadar tevhid ile şirkin, hakk ile batılın, adalet ile zulmün, hayır ile şerrin, ma’ruf ile münkerin/iyilik ile kötülüğün amansız mücadelesinde safını belli edip gereğini yapmaktır bizim farkımız ki erişebilelim lezzetlerin en nefisine.
Neşenin, huzurun, mutluluğun, birlikteliğin, kardeşliğin, ümmetliğin müminler tarafından en had safhada yaşanıp hissedildiği (hissedilmesi gerektiği) bayram vakitlerine erildiği gibi, bütün zamanların bu ahvale evrilmesi için var gücümüzle çabalamaktır bize yaraşan. Ve bunlar için yarışan olmalıdır yarışacak olan.
Yeni bir Ramazan ayına yepyeni güzelliklerle yani Gazze’nin ve tüm mazlum ümmetin kurtuluşuyla, tebessümüyle, tekbir ve tehlilleriyle ulaşmak ve ömrü Ramazan kılıp hakiki bayramlarda mümince buluşmak duasıyla…
Fatih PALA
fatihpalafatih@gmail.com

GRUBA KATIL