Ümmet Nasıl Olunur?
Arşiv Genel Yazarlar

Ümmet Nasıl Olunur?

Ümmet olabilmek için ilk önce Allah’a tam teslim olmak gerekir. Peygamber’e ve Kitab’a tam manasıyla sarılmak gerekir. İslam’ın hiçbir kuralına başkaldırmadan yaşamakla ümmet olmak mümkün olur.
“Ümmet” kelimesi sadece aynı dine mensup insanların toplamı değildir. Ümmet; aynı inancı, aynı derdi, aynı istikameti paylaşan, birbirinin yükünü omuzlayan bir topluluğun adıdır. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ümmeti olmak ise sadece sözle değil; yaşayışla ve O’na tabi olmakla, ahlâkla mümkündür. Rabbimiz ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men edersiniz ve Allah’a iman edersiniz…” (Âl-i İmrân, 110).
Rabbimizin övgüsü, O’nun emirlerine uyup yasaklarından kaçınanlaradır. Gerçek bir ümmet olduğumuz müddetçe, fakir olsak veya hiçbir şeye sahip olmasak da; emirlerine itaat edip Resûlü’nün yolundan gittiğimiz sürece Allah katında dünyanın en zengin insanından daha zenginizdir. İnanmayanlar ise şeytanın yolunda yürür; onun uğrunda mücadele eder ve Allah’ın emirlerine başkaldırırlar. Müslümanım der, Kur’an’ı kafasına göre yorumlar; Resûl’ün sünnetini reddeder, İslam ümmetçiliğini kabul etmez, kâfirlere özenir ve o uğurda çalışır. Böylece Allah’ın övgüsünden uzak kalır, gazabına yaklaşır.
Peki, ümmet nasıl olunur?
1. Aynı imana sahip olarak yaşamakla
Ümmet olmanın temeli imandır. Allah’a, Peygamber’e, Kitab’a ve ahirete iman etmeden ümmet bilinci oluşmaz. Kur’an-ı Kerim’de müminlerin kardeş olduğu bildirilir. Kardeşlik ise aynı hakikate inanmakla başlar. Ne yazık ki Müslüman kardeşler, aynı hakikate tam olarak inanmadıkları için İslam dünyası paramparça bir hâlde yaşamaktadır.
2. Kardeşlik şuuruyla yaşayarak
Ümmet olmak, dünyanın bir ucundaki müminin derdiyle dertlenebilmektir. Sadece kendi mahallesini, kendi çevresini değil; ümmetin tamamını düşünebilmektir. Irk, renk ve dil ayrımı yapmadan “Mümin müminin kardeşidir.” düsturunu hayatın merkezine koymaktır.
Ne yazık ki burada da Müslümanlar sınıfta kalmıştır. Irkçılık, milliyetçilik ve kendini üstün görme duygusu Müslümanlara bir veba gibi yapışmıştır. Hâlbuki Rabbimiz, Müslüman oldukları müddetçe hangi ırktan olursa olsun bütün müminleri kardeş saymıştır. Nitekim ayette şöyle buyrulmaktadır: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki size merhamet edilsin” (Hucurât, 10).
3. Birlik ve beraberliği koruyarak
İslam’dan taviz vermeden sırat-ı müstakim üzere yürüyerek birlik korunabilir. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanmayın…” (Âl-i İmrân, 103). Nitekim ümmet olmak kenetlenmekten geçer. Ümmet olmanın en büyük düşmanı tefrikadır. Ayrışmak, küçük meseleleri büyütmek, kalpleri kırmak ümmet bilincini zedeler. Fikir farklılıkları olabilir; fakat kalpler ayrılmamalıdır. Aynı kıbleye yönelenler, aynı safta durmayı öğrenmelidir. Ne yazık ki bugün aynı kıbleye yönelenler aynı safta durmamakta ve birbirlerine sırt çevirip yaptıklarının doğru olduğunu düşünmektedirler.
4. Sorumluluk alarak
Ümmet olmak pasif bir kimlik değildir. Her mümin, gücü nispetinde sorumluluk almalıdır. İyiliği yaymak, kötülüğe engel olmak, gençleri korumak, mazluma sahip çıkmak ümmet olmanın gereğidir. “Bana ne?” demek ümmet ahlâkına yakışmaz. Günümüzde “bana necilik” ümmet bilincini baltalamaktadır.
Efendimiz (s.a.v.): “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8; Müsned, 2/381) buyurmuştur. Ümmet olmak; dürüst olmak, merhametli olmak ve adaletli olmak demektir. Sözünde durmak, emanete riayet etmek, kul hakkından sakınmak demektir. Emanete ihanet eden, sözünü tutmayan, yalan söyleyen, şirki önemsemeyen ve dininden taviz veren kimse ümmet bilincini hakkıyla yaşayamaz.
Ümmet sadece fiziki bir birlik değildir; kalplerin de birleşmesidir. Dua ile birbirine bağlanan kalpler, zor zamanlarda daha güçlü olur. Maddi destek kadar manevi destek de ümmeti ayakta tutar.
Özet olarak;
Ümmet olmak, bir etiket değil bir sorumluluktur. Aynı Peygamber’in izinden yürümek, aynı Kitab’ın rehberliğinde yaşamak ve birbirini Allah için sevebilmektir.
Ümmet, kalpler bir olduğunda ümmettir.
Ümmet, dertler paylaşıldığında ümmettir.
Ümmet, “ben” yerine “biz” denildiğinde ümmettir.
Rabbim bizleri sadece isimde değil, özde ümmet olanlardan eylesin. Âmin.
EMRAH DOĞRU

GRUBA KATIL