7 Ekim sonrası savaşın başlamasıyla birlikte ekranlara yansıyan İsrail vahşeti, kudurmuşluğu, biz Müslümanları çok etkiliyor, bir şeyler yapamamanın üzüntüsüyle sarsıyordu. Sonra büyük, tepkisel gösteriler başlıyor ve insanlar, meydanlara çıkıyordu. Bütün bu eylemlere rağmen -ki bazı kimseler halkı rahatlatmak için yapıldığını söylüyor- İsrail durmuyor, soykırıma devam ediyordu. Üzgündük. Kınamalar, devlet yetkililerinin açıklamaları vesaire etkili olmuyor, İsrail durmuyor, daha da azgınlaşıyordu. Sonra fark ettik ki en üst perdeden konuşanların yakınları, İsrail’le “al gülüm ver gülüm” ticarete devam ediyor, gemiler habire yük taşıyordu. Sonra gördük ki Azerbaycan jet yakıtı Türkiye üzerinden İsrail’e varili bir dolar yirmi yedi sentten pompalanıyor. Tatlı para, hükümet hiç vazgeçer mi? Türkiye’den dört bin siyonist Yahudi kalkıp savaşmak için Gazze’ye gidiyor, soykırım yapıyor, bütün bunlar gözlerimizin önünde gerçekleşiyor, bebekler öldürülüyor, biz seyrediyoruz. Şu anda Gazze’de açlık, en son seviyede. Çocuklar ve insanlar, açlıktan patır patır ölüyor ve biz Müslümanlar sadece üzülüyoruz.
Evet, Gazze; cennetimizi elimizden aldı. Niçin mi? Düne kadar limanlara gelen İsrail gemilerini engelleyemediğimiz, jet yakıtı pompalanmasını durduramadığımız, siyonist katilleri tutuklatamadığımız, mal varlıklarına el koyamadığımız, boykotu layıkıyla yapamadığımız, İsrail’e savaş açamadığımız için değil. Kimse yanlış anlamasın. Zaten biliyoruz TC, İsrail’e savaş ilan edemez. Çünkü yukarıda saydıklarımızı kısmen de olsa yapamayan bir devlet, yaptıramayan bir halk, savaşı zaten göze alamaz.
Benim asıl sorum şu:
Biz, Türkiyeli Müslümanlar olarak 7 Ekim sonrası Gazzeli kardeşlerimizle dayanışma uğruna ne feda ettik? Hangi lüksümüzden vazgeçtik, hangi seyahatimizi erteledik? Allah için, onların yaşadıkları sıkıntıları düşünelim. Evlerini, çocuklarını feda ettiler. Çoğu, uzuvlarını kaybetti. Ne kadar korkunç bir zulüm altında kaldılar. Babalar, çocuklarının parçalanmış cesedini poşete koyarken biz pazar poşetlerini tıka basa doldurduk. Anneler, çocuklarının cesetlerine kefen bulamazken biz çocuklarımız için marka kıyafetlere paralar aktardık. Onlar içecek su bulamazken bizler kahvelerimizi keyifle yudumladık. Onların çadırlarına bombalar yağarken bizler lüks otellerden tatil için yer baktık. Onların hastaları tedavi için Gazze’den çıkamazken bizler yurt dışı seyahatleri yaptık. Daha neler neler… Bunca acıya ve terk edilmişliğe rağmen, hâlâ Allah’ın dinini, aziz İslam’ı savunmaktan vazgeçmediler. Bir düşünün, Filistinlilerin derdi İslam olmasa ve İsrail’e direnmeyip boyun eğseler nasıl da rahat yaşarlardı. Yani uslu çocuk olsalardı… Fakat onların bir ilkesi ve hedefi vardı: Allah’ın rızası. Peki, ya biz? Biz gerçekten neyden vazgeçtik? Ne fedakârlık yaptık? Artık eskisi kadar Gazze için üzülmüyoruz. Ah, maalesef alıştık! Önce kendi nefsime sonra siz kardeşlerime sormak istiyorum:
Sizce de GAZZE, CENNETİMİZİ ELİMİZDEN ALMADI MI?
Osman YILDIZ
25/08/2025
Arşiv
Genel
Yazarlar
Gazze, Cennetimizi Elimizden Aldı
- by Genç Birikim
- 18 Ekim 2025
- 0 Comments
- 0 Views

Follow