Medeniyet Bülteni’nin 35. Sayısı Çıktı
Genel Gündem

Medeniyet Bülteni’nin 35. Sayısı Çıktı

Yeni bir seçim sath-ı mailine girdiğimiz şu günlerde siyasi partiler hummalı bir çalışma temposu içinde seçim hazırlıkları yapıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı makamına yükselmesinden sonra başbakanlığa seçilen Ahmet Davutoğlu, parti başkanı ve başbakan sıfatı ile ilk kez bir seçime katılıyor. Davutoğlu ve ekibinin Erdoğan sonrası nasıl bir başarı grafiği göstereceği gerek seçmen gerek partililer ve gerekse de dünya kamuoyu nezdinde büyük bir merak konusu. Gözler son on yılda olduğu gibi yine AK Parti’ye ve hükümete çevrilmiş durumda.

Anketlere bakılırsa seçimin galibi çoktan belli, Ak Parti yine ezici bir çoğunlukla zafer kazanacak ve ipi rahatlıkla göğüsleyecek. Anketler, kanaat önderleri, teorisyenler, sosyal bilimciler ne derse desin, söylenenler tahmin ve iyi dilek temennilerinden öteye gitmeyecektir. Zira kırılgan Türk siyaseti göz önüne alındığında hiçbir şeyin o kadar kesin ve kolay olmayacağı söylenebilir. Belki önemli karineler mevcut ama yine de bir yandan başkanlık tartışmaları, bir yandan çözüm süreci, bir yandan paralel yapıyla mücadele, bir yandan muhalefet partileri, bir yandan döviz kurlarındaki ani iniş çıkışlardan kaynaklanan ekonomik dalgalanmalar, öbür yandan Suriye’deki savaş ve ABD’nin Suriye politikası, IŞİD, bilinmezliklerle dolu daha bir yığın mesele, hepsi de başlı başına gündemi değiştirecek ve seçim sonuçlarını doğrudan etkileyecek potansiyele sahip hadiselerdir. Bu yüzden ön görüde bulunabilmek meselelere çok yönlü ve derinlemesine bakmayı elzem kılıyor.

Kıymetli Okuyucular,

Medeniyet Bülteni olarak, siyasi gündemin nabzını ne kadar çok tutmaya çalışsak da haftalık yahut aylık bir yayın hayatımız olmadığından bunda pek de başarılı olduğumuz söylenemez. Doğrusunu söylemek gerekirse siyasetin nabzını tutmak gibi iddialı bir düşüncemiz de yoktur zaten. Gündemler gelip geçicidir fakat geçici olmayan ve değişmeyen daha sahih ve daha kalıcı başkaca gündemlerimiz vardır bizim. Biz onun nabzını tutmak, onun izini sürmek zorundayız. Elbette ki hem siyaset, hem ekonomi ve hem de hayata dair olup biten her şey bizim Müslümanca hayat tasavvurumuzda önemli bir yere sahiptir ve onlardan asla bigâne kalamayız ama hiçbiri aslî unsur değildir, hiçbiri bizim birincil gündemimizi teşkil etmez. Biz Müslümanların medeniyet ve hayat tasavvurunda aslolan şey, Allah’ın dinini hayata hâkim kılmaktır. Ana gündemimiz budur ve bu olmalıdır. Diğerleri sadece bu amaca hizmet eden yan gündemlerdir.

Sevgili Okuyucular,

Bu sayımızda Medeniyet Vakfı Başkan Yardımcısı Araştırmacı-Yazar Kâzım Sağlam, kaleme aldığı “AKP, Muhalefet ve Eleştiri” adlı baş makalesinde herkesi mutedil ve hikmetli bir dile davet ediyor. Sayın Sağlam, söz konusu yazısında İslâmcıların Ak Parti’yle imtihan olduğunu ama İslâmcıların Ak Parti’nin arka bahçesi olmadığını ve fakat bu toprakların kadim kültürümüzle buluşması ve barışması adına yapılan çalışmaların da yabana atılmaması gerektiğini vurguluyor.

Medeniyet Vakfı yöneticilerinden Genç Birikim Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ali Kaçar da “Çözüm Süreci ve 7-8 Ekim Olayları” başlıklı yazısında çözüm sürecini araştırmacı titizliğiyle etraflıca anlatıyor.

Turan Başaran’ın Medeniyet Vakfı Başkanı M. Beşir Eryarsoy Hocamızın “Şehid ve Şehadet” konulu sohbetinden özetleyerek kaleme aldığı yazı ile Araştırmacı-Yazar Ahmet Güzeler’in “Yavuz Sultan Selim ve Hilafet’in Osmanlılara Geçişi” adlı yazısı ve yine Araştırmacı-Yazar Vahdettin Işık’ın “Medeniyet Tartışmalarına Umrân Kavramı Ekseninden Bakmak” isimli nitelikli çalışmaları severek ve istifade ederek okuyacağınız birbirinden güzel yazılar.

Bizleri değerli yazılarıyla onurlandıran bütün yazarlarımıza ve yeni sayımızı sabırla ve merakla bekleyen siz kıymetli okurlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Hepinizi şükran ve minnet duygularıyla selâmlıyor, Allah’a emanet ediyoruz.

GRUBA KATIL