Fâniye Adanmış Hayat
Arşiv Yazarlar

Fâniye Adanmış Hayat

“Kelimelerin boğulduğu yerde tıkanır duyguların mânâları. Ben, kalemimi yüceltip harflerin denizinde boğmayacağım sözcüklerimi.”
Dünyadan nasiplenen her insan, kalbinin dengesini bozan durumlarla karşılaşıyor ömrü boyunca. Çaresizliğini ya bir dost gideriyor ya da içine işlemiş kör yalnızlıkla paylaşıyor ıstırabını. Hayata sağlam ellerle tutunmanın yollarını arıyor uzun bir müddet. Bir yanı dünyaya kapılmak için kışkırtırken, bir yanı yaptıklarının hesabını vereceği ânı hatrına getirip silkelenmesini söylüyor. Beyninde atışan bu düşünceler, insanı bir çıkmaza sürüklüyor…
Aslında insanlık, bütün felaketlerin sebebinin dünyaya gereğinden fazla meyletmek olduğunu bilse, ruhunun derinliklerinde devleşen dengesizlikleri bir çırpıda yok ediverir. Fakat gönül, fani olana kolayca bağlandığı için, o şeyin insanı kötü etkilemesi pek mühim ve ciddi bir mesele gibi görünmez. Böylece insan, kendini değiştirmeyi, yetiştirmeyi bir görev olarak benimseyemez.
Gönlün işi, insanı rûhen ziyadesiyle yoran şeyleri kişinin hayatına katmaktır. Acıyı da ilacı da yaratan Allah’ın (c.c.) katında bir değeri olmayan, ruhu yıkıcı dertlerle hayatı sürdürmek, esasen inançlı bir kimsede olmaması gereken faydasız bir eylemdir. Tevekkülü hayatına işlemiş olan biri, güvendiği yaratıcısına dayandığı sürece, zaten hayatının beyaz sayfasını kirletmemiş olur. Herkesin güvendiği dağlara kar yağar; ama O’na güvenen asla ziyana uğramamıştır. Zira “Her şey O’na muhtaçtır…” (112/2).
Tüm insanlığı, en’am’ı ve adını dahi bilmediğimiz pek çok varlığı barındıran dünya, her ne kadar fedakâr olsa da devrin insanının beslediği sevgiyi hak edecek kadar yüce değildir. Onu, asırlar boyu dengede tutanın yüceliği nasıl tartışmasız bir gerçekse, dünyaya ve içindekilere olan sevgisini her şeyden daha çok yücelten kimse, şüphesiz hüsrana uğrayanlardandır.
Unutulmamalıdır ki dünya ve dünyalıklar, ancak ebedî bir cennet hayatı ve cehennem hayatı için var edilmiştir. İki kefeye benzetebileceğimiz ahiret, kalbini dinin nuruyla aydınlatanların ve dünyanın zulümatıyla karartanların tek menzilidir. Yolunu fâniye adayanların sonsuz cehennemde ve yolunu bâkiye adayanların sonsuz cennette yaşayacağı bir menzil…
Dünya bile ahirette aczini dile getirecekken, insanoğlunun boş zevklere kendini alet etmesi neden? Asıl yaşayışını öteki âleme saklaması gerekirken, sevinçlerini bu dünyada azaba çevirip ruhunu yaralaması neden? Yarının hesabını yaptığı halde bugününe şükretmemesi ve kalan zamanını fâniye adayıp kalbini zedelemesi neden?
Rüveyde Bera PALA

GRUBA KATIL