Sakıncalı Bir Filistinlinin Ölümü
Arşiv Yazarlar

Sakıncalı Bir Filistinlinin Ölümü

Geçen ay, İsrail askerleri tarafından gözaltına alınan yaşlı bir Filistinli adamın ölümü, beklenmedik bir şekilde batı medyasında yer aldı.

Omar Abdulmajeed Esad, sakıncalı bir Filistinli idi. Diğer pek çok Filistinli gibi, Esad da aslında Filistinli olduğu için İsrail askerleri tarafından öldürüldü. Genç veya yaşlı. Kadınlar, erkekler veya çocuklar. Önemli değil. Esad’ın hayatı söndürüldü; çünkü tekrarlamakta fayda var, o bir Filistinliydi.

Katledilen Esad, yaşlıydı. 78 yaşındaydı. Batı Şeria’da Ramallah’ın biraz kuzeydoğusundaki Jiljilya’da yaşıyordu. Orada öldü.

Esad, evliydi. Sevdiği ve onu eşit derecede seven bir ailesi vardı. İş hayatını marketçilik yaparak geçirdi. Emekliydi, arkadaşlarıyla kâğıt oynamayı severdi.

12 Ocak’ın erken saatlerinde, evinden bir milden daha az bir mesafede olan kuzenleriyle vakit geçirmek için evden çıkmıştı. Ona, huzur ve zevk veren basit şeylerin tadını çıkararak sakin bir hayat yaşadı.

Esad, evine giderken Filistinli olduğu için İsrail askerleri tarafından bir “kontrol noktasında” durduruldu. İsrail askerlerinin Esad’ı durdurmak için hiçbir nedeni yoktu. Esad, baş belası olmadığı konusunda ısrar etti. Elbette doğruyu söylüyordu. Kuzenleriyle oyun oynayarak geçirdiği bir gecenin ardından evine gitmeye çalışan yaşlı bir adamdı.

Tahmin edilebileceği gibi, İsrail askerleri ona kimliği olmayan bir Filistinli olduğu için inanmadı. Bunun üzerine Esad’ı arabasından sürükleyerek indirdiler, gözlerini bağladılar, ağzına bir tıkaç koydular ve ellerini plastik fermuarlarla sımsıkı bağladılar. Ardından İsrail askerleri, elleri, ağzı ve gözleri bağlı olarak Esad’ı yakındaki bir inşaat alanına götürdü ve onu soğuk taş kaldırımlara attı.

Bir süre sonra Filistinli bir doktor yardıma geldi. Esad’ın yüzü maviydi ve bilekleri morarmıştı. Esad’ın gözlerinde kanama vardı. Giysileri, kir içindeydi. Esad’a ilk yardım yapmaya çalıştı, fakat çok geçti. Doktor, Esad’ın kendisine ulaşmadan 15-20 dakika önce öldüğünü bildirdi.

Esad’ın trajedik ölümü, Filistinlilerin nesiller boyu Filistinli oldukları için katlanmak zorunda kaldıkları korkunç ölüm ve umutsuzluk envanteri arasında neredeyse hiç fark edilmeyen bir dipnot olacaktı ki, bir ayrıntı ortaya çıktı: O, bir Amerikalıydı. Esad’ı ve ölümünün gündem olmasına neden olan detay buydu.

Esad’ı bağlayan, ağzını tıkayan ve gözlerini bağlayan İsrail askerlerinin, -Filistinli çocukların, kadınların ve erkeklerin ölümüne neden olan diğer tüm İsrail askerleri gibi- bundan mutlu bir şekilde kurtulacaklarından emin olduklarından şüpheleniyorum. Değersiz, tek kullanımlık bir Filistinlinin daha ölmüş olmasının ne önemi vardı ki? Ailesi ve arkadaşları dışında kimse umursamazdı. O, bir Filistinliydi. O, bir hiçti.

Her neyse, yaşlı adam “işbirliği yapmayı reddettiği” için ölmeyi hak etti. Askerler görevlerini yapıyorlardı. İsrail askerleri kahramandır, katil değil. Aksini söyleyen İsrail düşmanıdır. Bu gerekçenin çalışması gerekirdi; çünkü daha önce çok sık çalıştı. Ancak bu Filistinli, Amerika’da bir yaşam ve aile kurmuştu. Amerikalı oldu. O, Amerikan “rüyası”ydı, sıkı ve dürüst çalışmanın getirdiği başarılı bir iş adamı. Esad, yıllarını Wisconsin, Milwaukee’de geçirdi. Orta Batı. Amerika’nın “kalbi”. Doğduğu yere geri dönmeden önce yıllarca orada bir bakkal işletti.

Esad’ın Amerikan pasaportu taşıması, sorun anlamına gelebilir: Esad’ı bağlayan, ağzını tıkayan, gözlerini bağlayan ve Filistinli olması nedeniyle onu öldüren İsrail askerleri için sorun; Filistinlilerin evlerini ve topraklarını çaldığında veya hapishanelerde, işkencelerde, bombalarda ve cezasız bir şekilde onları öldürdüğünde, ABD’ye güvenen İsrail hükümeti için sorun; Bir Amerikalının özel müttefikinin kirli “elleri”ndeyken ölümünün hesabını nihayet ve isteksizce vermek zorunda kalan ABD hükümeti için sorun.

Bir ABD Senatörü ve kongre üyesi, bu cinayet ile ilgili soruşturma talep etti. Ayrıca Esad’ın ölümüyle ilgili “soruşturmanın” İsrail’in kendi aklama geçmişine sahip olması nedeniyle İsrail’e bırakılmamasını talep ettiler. Ve bir kez olsun, bir Filistinlinin çirkin ölümü, yalnızca Amerikalı olduğu için bazı ABD medyasında büyük ilgi gördü. Sizin ve benim bildiğimiz gibi, ölü Filistinliler genellikle bu tür bir ilgiyi hak etmezler. Yine de ilk başta, İsrail askerleri her zamanki gibi hikâye uydurdu. Esad’ın gittiklerinde hasta görünmediğini söylediler. Ağlamadığını ya da göğsünü tutmadığını söylediler. Aksi halde yardım ederlerdi. Sadece uyuyakalmış, dediler.

Esad, ABD vatandaşı olmasaydı İsrail’in yalanları galip gelirdi. Bunu sen de ben de biliyoruz. Şimdi İsrail, “kahramanlarının” yalan söylediğini kabul ediyor. Esad’ın ölümünün, “ahlaki başarısızlık ve zayıf karar verme” sonucu olduğunu söylüyor.

Yaşlı bir adamı eve gitmekten alıkoyup ağzını tıkamak, bağlayıp gözlerini bağlamaktan önce bir şantiyeye atıp ani, yalnız ve acılı bir ölüme terk etmek, katılıyorum, “ahlaki bir başarısızlık”, “kötü karar verme” değildir. Bu, bir suçtur. Esad’ın ölümünden sorumlu iki İsrail askeri geçici olarak “rütbelerini” kaybetti. Bir diğeri “azarlandı”.

Ne olmuş?

Siz ve ben biliyoruz ki, Esad’ın ölümü unutulduğu zaman, “disiplinli” İsrail askerleri büyük olasılıkla rütbelerini geri alacaklardır. Hatta zamanla terfi ettirilebilirler.

Bir İsrailli yetkili, “disiplini” açıklarken gazetecilere, askerlerin “Esad’a daha iyi davranabileceklerini ama bu konuda kurallara uymadıklarını” söyledi. Bu, beni güldürdü. Gizem değil. İsrail askerleri, sadece yapabildikleri için değil, Esad’ı değersiz, tek kullanımlık bir Filistinli olarak gördükleri için “disiplinsizce davrandılar”. Hayatı ve ölümü kendileri, hükümet veya hizmet ettikleri insanlar için önemli olmayan bir kimse.

Üniformalı ve üniformasız pek çok İsrailli için Filistinlilerin hayatları hiçbir zaman önemli olmadı ve olmayacak…

Andrew Mitrovica,

Al Jazeera, 4.02.2022

Çeviren: İsmail Ceylan

GRUBA KATIL