Kahramanmaraş Depremi ve İbret Almak
Arşiv Yazarlar

Kahramanmaraş Depremi ve İbret Almak

Bismillahirrahmanirrahim…

Kardeşlerle birlikte deprem bölgesine gittik; bir nebze depremzede kardeşlerimize yardımcı olmak ve yeryüzü hareketlerinden ibret almak için. Deprem bölgesi görüşlerimi, sizlerle paylaşmak isterim.

Deprem, bir yok oluş değildir; insan için bir imtihandır. Dünyadaki imtihanı bitirip ahirete irtihal etmektir. Özellikle de söz konusu bu deprem imtihanından ibret almak, ders çıkarmak gerekmektedir. Çünkü “Bir musibet, bin nasihatten eftaldir” diye bir atasözü vardır. Bize düşen, buradan ibret almaktır.

Bir başka husus da bu gibi musibetlere karşı hazırlıklı olmaktır. Musibetler, Allah’tandır ama insanlara düşen de tedbir almaktır. Mutlaka her cemaatin kendine göre kurtarma ekibi olmalıdır. Kahramanmaraş gibi afet bölgelerine hızlıca müdahale edilmeli ve programlı bir şekilde harekete geçilmelidir. Bu gibi afet bölgelerinde programsız faaliyetler çok da faydalı olmuyor.

Yapılması gereken, güzel bir şekilde organize olup bu gibi bölgelere müdahale etmektir. Unutmayalım ki bizler, bu dünyaya imtihan için geldik. Nihayetinde, bizim için bu dünya bir gün son bulacaktır. Depremle veya selle veya salgın hastalıkla bir şekilde hayat son bulacak ve ebedi mekânımıza geri döneceğiz.

Bizler, bu depremden ibret alarak, sonsuz hayata göç etmeden önce mutlaka hazırlık yapmak zorundayız. Çünkü Cenab-ı Allah’ın canımızı ne zaman ve hangi durumda alacağını bilmiyoruz. Bilmediğimiz için de dünya hayatını üç günden ibaret kabul etmeliyiz. Dün gitti, yarın gelmedi, bugün Allah için ne yapmamız gerekiyorsa ona bakmalıyız. Nihayetinde biz, bu olaylara böyle bakmak zorundayız.

Bilmeliyiz ki her şey, Allah’ın eli ile oluyor, O dilemedikçe hiçbir şey olmaz. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak; karlı ve soğuk bir kış gününde, kalın ve sıkı giyinmek ne ise yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam ede gelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur. Deprem ve zelzeleler, hep var ve var olacak. Ancak biz şiddetli olanlarını hissediyor ve onlardan haberdar oluyoruz. Bizlerin üzerine düşen görev, deprem bölgesi olan bu topraklarda depreme dayanıklı binalar yapmak, fay hattı üzerinde yapılaşmaya izin vermemek ve denetimleri düzenli yapmaktır.

Yine bizlerin üzerine düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapt u rap altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Deprem ve zelzele Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir.

Selam ve dua ile…

Yılmaz ALAN

GRUBA KATIL