ALLAH İle ABD Arasına Kim Girdi?
Gündem Son Sayımız

ALLAH İle ABD Arasına Kim Girdi?

Mehmet Adıgüzel

Hamd her şeyi hakkıyla gören, işiten ve her şeye gücü yeten Allah’a (cc) mahsustur…

Deki: ‘’Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.’’(Enam Suresi 162)

Sabah namazını terk eden bir kul, Rabbine karşı kulluğunu ciddiye almamıştır. Hayatını Rabbinin rızasını gözeterek yaşamayan bir kul ise ruhen ölmüştür. Ve hayatı Allah(cc) için olmayanın ölümü asla Allah(cc) için olmaz, olamazda!

‘Abd’ kelimesi; itaat etmek, alçak gönüllülük göstermek veya daha açık bir ifade ile kişinin bir kimseye isyan etmeksizin, ondan yüz çevirmeksizin, karşılık vermeksizin itaat etmesi ve boyun eğmesidir.‘Abd’ ibadet ile ubudiyet kavramlarının köküdür. Yani kulluk etmek ve hüküm sahibi olan Allah’a (cc) boyun eğmek anlamına gelmektedir. Aynı zamanda, kişinin üstün gördüğü bir güç önünde itiraz etmeksizin itaat etmesi, kendi özgürlüğünü O’nun için terk edip tam bir bağlılıkla O’nun emir ve yasaklarına uyması demektir.

İslamiyet’ten önce efendilerine karşı bu şekilde olması gereken köleye ’abd’ denirdi. Ayrıca cahiliye dönemi insanları da putlarına karşı böyle davranır, onların karşısında kendilerini ‘köle veya abd’ gibi düşünürlerdi. Putları birer aracı olarak görüp istek ve dileklerini onlar aracılığıyla yaparlardı. İslam ile birlikte bu şekilde bir boyun eğmenin, kayıtsız şartsız itaatin ve bu yüceltmenin ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a (cc) karşı yapılabileceğini, bunun kulluk manasına geldiğinin ve insanın varoluş sebebinin de bu şekilde bir ‘kulluk’ olduğunu ortaya koymuştur.

namazin_onemi_nedir1

Ne yazık ki modern çağın cahiliye toplumları Allah’a karşı kulluğu bırakıp; şöhret, para, ev ve araba gibi objeleri ilah edinmektedirler. Bozuk bir akide ile sağlam bir kulluğun yapılamayacağını, ‘’geleneksel bir din anlayışının hâkim olduğu gerçeği’’ ile anlamaktayız. Ve akidesi ipotek edilmiş bir kula, öldükten sonra hangi ameli fayda verebilecek, hala insanlar bu vahim durumu anlamamakta ısrar etmektedir. Bugün mescidlerin boş olmasının sebeplerinden biri de kulluğun hobileştirilmiş olmasıdır. Ve şu bir gerçektir ki kulluğu hobileştiren toplumlarda dinin direği kangren olmuştur. Ve artık namaz bir tür egzersiz hareketi olmaktan kurtulamamıştır.

Bizler ‘abd’ olarak Allah’a ne kadar itaat ediyoruz?  Bizler Abdullah mıyız? Eğer Abdullah olduğumuzu iddia ediyorsak, neden mescidler sadece Ramazan ayında dolup taşmakta? Mescidlerin yolunu unutan bir toplum, Filistin’i, Mısır’ı, Suriye’yi Kudüs’ü, Gazze’yi ve İslam coğrafyasını elbette hatırlayamaz… Neden bayram namazına gelen cemaat sabah namazına gelmemekte?

Yoksa Allah’a ulaşmanın yollarını mı kaybettik? Oysa insanların sayısı kadar Allah’a ulaşmanın yolları vardır. Bu bazen bir yaz akşamında gökyüzüne bakmakla olabilir, bazen hastalandığımızda sağlığımıza tekrar kavuşmak için yaptığımız yakarışlarda olabilir, bazen de yardıma ihtiyaç duyduğumuzda yardımın Allah’tan başka kimsenin yapamayacağını anlamamızda olabilir… Allah’a (cc) kulluğumuzu boş vakitlerimizde yapmamalıyız, hayatımızın her anında yapmalıyız. Nitekim Allah-u Teâlâ; ‘’Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etmeleri için yarattım.’’ (Zariyat/56)demiştir.

Fakat insanlar yaratılış gayesini bir kenara bırakıp, dünyanın süslü püslü oyunlarına aldanmışlardır. Bu halde olan bir kul, cennette kendisine bahşedilen sarayını, köşkünü ve cennet nimetlerini çok ucuz vaatler karşılığında satmıştır. Hiçbir şey almadan her şeyini kaybeden bir kul, aynı zamanda dünyasını da kaybetmiştir. Kısacası alnı secdeden mahrum olan bir kul, hem dünyasını hem ebedi yurdunu anlık hevesler uğruna kaybetmiştir. Hayatlarını uçurumun kenarına getiren bu insanların, şeytani tuzaklara kanması zor değildir. Şeytanın; nefsine itaat eden birini, kandırmasına ve vesvese vermesine de gerek kalmaz böylesi bir durumda.

Bizler Allah’a ulaşmak için araya herhangi bir obje koyarsak; ikinci el bir dua ve geleneksel bir ibadet yapmış oluruz. Duamızı ikinci, üçüncü, dördüncü ve hatta beşinci şahıslara bırakmış oluruz. Ancak unuttuğumuz bir gerçeği her namaz kıldığımızda tekrar ediyoruz ne yazık ki…

‘’Ancak Sana kulluk ederiz ve yalnızca Senden medet umarız.’’(Fatiha Suresi)

Son olarak; Allah’a kul olabilmek için aracılara ihtiyacımız yoktur ama araçlara ihtiyacımız vardır(!)

Selam ve dua ile…

NOT: Bu Yazı Genç Birikim Dergisinin Temmuz 2014 Sayısında Yayınlanmıştır.

GRUBA KATIL