• Cefai Demirel

    Tezatlar Ülkesi Memleketim     

    - 15 Eylül 2021

Eskiden İslami hassasiyeti zayıf olan kesimin dilinden düşürmediği bir söz vardı. Her sene umreye gitmeye ne gerek var? Bir kere hacca gittiysen yeter, her sene Araplara para yediriyorsunuz, her sene umreye gitmek yerine bir fakiri doyurun, bir bekârı evlendirin, bir garibana ev alın, bir işyeri açın birkaç aileye ekmek kapısı olsun denirdi.

Covid 19 çıkalı umre ve hac yasaklandı. İki yıldır kimse umre ve hacca gidemiyor. Artık hac umre paralarını söyleyemiyorlar, bu sene de kurbanlarımıza takıldılar. Yılmaz ÖZDİL kurban kesmek yerine, parasını Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine, Türk Eğitim Vakfına, Atatürkçü Düşünce Derneğine vermemizi tavsiye ediyor.

Bayram öncesi hükümet vatandaşı yasaklarla eve hapsetti ve covid 19 salgını vaka sayılarını düşürüp, yurt dışından döviz getirecek turistlere bel bağladı. Devletin kasası dolsun diye sahil bölgelerinde yasak diye bir şey kalmadı.

On sekiz aydır yasaklarla geçen aylardan sonra, bayram ve tatil birleşince sanki yasaklı günleri hiç yaşamamış gibi, pandemi bitivermiş gibi, bir daha hasta olmayacakmışız gibi, yasaksız günlerimize bir anda dönüverdik.

Sahillerimizde iğne atsan yere düşmüyor. Oteller dolmuş rezervasyon yapmadan gelmeyin, mağdur olursunuz diyorlar. Bodrum’da yemek bedeli 24 bin tl geldi diye kavga çıkıyor.

Sahil bölgelerinde sosyal mesafe, maske ve hijyenin adı okunmuyor. Sağlık bakanı Fahrettin koca, vakaların aşırı hızlı yükseldiğinden feryat ediyor. Ama onu duyan yok.

Pandemi’den dolayı bir sürü esnaf ve çalışanımız zor durumda kaldı. On sekiz aydır iş yapamıyorlar. Zarar eden de oldu. İşini kaybeden de.  TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Odası Konfederasyonu) başkanı Bendevi Palandöken esnaf için hükümetten faizsiz can suyu kredisi istiyor.

Ana muhalefet vatandaşın çöpten ekmek topladığından bahsediyor. O kadar olmasa da, bazı vatandaşların ve bazı kesimlerin zor günler geçirdiği doğrudur.

Bunları düşünürken aklıma, bir zamanlar insanların hac ve umre parasını nerelerde harcaması gerektiğini tavsiye edenler, bu günlerde kurban paralarımızı nerelere vermemiz gerektiğini tavsiye edenler, acaba durumu iyi olup da tatile bodruma, Kuşadasına gidenlere, bu senede tatile gitmeyin de fakir fukaraya, işi bozulmuş esnafa, işinden olmuş vatandaşlarımıza yardım edelim diye tatilcilere tavsiyede bulundular mı acaba?

Haberlerde tatil yörelerinin kalabalık görüntülerini görünce, sanki bu ülkede zor ve sıkıntılı günler yaşanmamış gibi. Herkesin işleri tıkırında, ekonomi rayında gidiyor. Bir daha böyle sıkıntılar yaşanmayacak gibi bir hava var. Her kes keyfinde gezmesinde. Parası olan da geziyor, olmayan da geziyor. Borçla, krediyle tatilinden geri kalmıyor.

Daha dün açız, öldük, bittik edebiyatı yapılırken, nerden geldi bu tatil, keyif, lüks düşkünlüğü. Yasaklar geri geldiğinde gene perişanları oynayacağız. Gene hacı hocanın parasını nerelerde harcayacağına tavsiye bulacaklar. Hac yok, umre yok, kurban da geçti.

İnsanlar başkalarının parasına akıl vermeyi bırakıp, zor ve sıkıntılı günler için tedbirli davranmalılar. Hastalık ve musibetlerin son bulması dileğiyle sağlıklı ve tedbirli kalın.

Cefai Demirel