peygamber hurması2Selamun aleyküm. Yeni okuduğum bir kitabı sizlerle paylaşmak için kalemle kâğıda sarıldım. Yazdıklarım yayınlandığı zaman çok mutlu oluyorum. Benim gibi yaşı küçük arkadaşlarımın da sevdikleri kitaplarla ilgili yazı yazmalarını tavsiye ediyorum. Şimdi anlatacağım kitabın adı, “Peygamber Hurması”. Yazarları, Candeğer Tetik Bera ve Behlül Bera; yayıncısı da Altın Çocuk (Ocak 2004). Babam, bu kitabı birkaç yıl önce buradaki (Kayseri) bir kitap fuarından bana almıştı. Bu kitabın kahramanı Küçük Sami adındaki bir çocuk. Küçük Sami’nin mutlu, eğlenceli, üzüntülü, korkulu zamanları var. Bu farklı duygularla dolu zamanlarda başından geçen bazı hikâyelerden söz etmek istiyorum.

Öncelikle “Çalışırsan Başarırsın” başlıklı hikâyeden bahsedeyim. Bir gün, Küçük Sami, çok heyecanlıdır. Çünkü birazdan Altın Çocuk dergisi gelecektir. O sırada kapı çalar ve gelen Postacı Hasan Amcadır. Küçük Sami, kapıyı açar açmaz dergisini getirip getirmediğini sorar. Postacı da “Elbette, getirmez olur muyum?” der ve dergisini sahibine yani Sami’ye uzatır. Küçük Sami, dergiyi açıp bakınca çok üzülür ve odasına kapanır. Babası Mehmet Bey, oğlunun yanına gider ve üzüntüsünün sebebini öğrenir. Dergiye geçen ay çizip gönderdiği resmi çıkmadığı için üzülmüş Küçük Sami. Mehmet Bey de oğluna, onun kadarken böyle bir dergiye resim gönderdiğini ve hemen yayınlanmadığını; ama daha sonra çok çalışıp güzel resimler yapmaya başladığı zaman yayınlandığını, onun için sabredip çok çalışırsa başarabileceğini söyler. Babasının bu sözleri üzerine Küçük Sami’nin kendine güveni gelir ve çok çalışarak resmini sonunda yayınlatır.

Kitaptaki bu hikâyeyi okuduğumda, kendimi Sami’ye benzettim. Çünkü ben de ilk kez okuduğum bir kitapla ilgili yazı yazmaya başladığımda çok yorulmuştum. Kitaptan nereleri yazsam diye çok düşündüm, bulamadım. Daha sonra çok çalıştım ve yazımı tamamladım. Babam da göndermişti. Bana göre yazımın yayınlanması uzun sürmüştü ama yine de yayınlanmıştı.

Kitapta beğendiğim bir diğer hikâye olan “Hayırlı Gün”ü size anlatmak istiyorum. Küçük Sami, Kur’an Kursu’na gidiyordur. Kur’an’a geçmesine az kaldığı bir gündür. Annesi, oğlunun Kur’an’a geçmesi ile birlikte bir tören yapmayı planlar ve oğluna da bunu söyler. Çok zaman geçmeden bir sabah, Küçük Sami uyandığında her yeri süslenmiş halde görür. Annesine çok teşekkür eder. Kıyafetlerini giyer ve daha sonra annesinin düzenleyeceği törende okuyacağı Fatiha Sûresi’ne çalışır. Akşam olunca, dedesi, babası, abisi ve arkadaşları tören için evlerine gelirler. Çok eğlenirler. Pasta, kurabiye, börek, tatlı ne varsa yerler. Yeme içmeden sonra Küçük Sami, Fatiha’yı okur. Dedesi, “Aferin Samiciğim, sonunda Kur’an’a geçtin.” der ve orada bulunan herkes Küçük Sami’yi alkışlarlar.

Ben de Sami gibi Kur’an’a geçtiğimde çok sevinmiştim. Son olarak size, “Barış İçin Dua” isimli hikâyeden söz etmek istiyorum. Kahramanımız Küçük Sami, yine bir gün dışarıda oynarken arkadaşı Şamil’i görür ve çok üzgün olduğunu fark eder. Bunun üzerine hemen Şamil’in yanına gider ve üzüntüsünün sebebini sorar. Babası, Suriye’de vefat etmiştir. Haberlerde Suriye savaşını duyunca, Küçük Sami’nin aklına hep Şamil’in babası gelir. İşe Şamil de hep babasını düşünüp ağlar. Küçük Sami, arkadaşı ağlayarak konuşunca, ona belli etmeden kendisi de ağlar. Küçük Sami’nin babası, işten döndüğünde onları ağlarken görünce endişelenir. Küçük Sami, babasına sarılarak anlatır Şamil’in üzüntüsünü. Mehmet Bey, oğlunu dinledikten sonra onları alıp luna parka götürür. Şamil’in üzüntüsü de böylece gitmiş olur.

Küçük Sami’nin babası Mehmet Bey amca, gerçekten çok iyi kalpli bir adammış. Hepimiz onun gibi iyi kalpli insanlar olalım inşallah. “Peygamber Hurması” adındaki bu hikâye kitabından sizlere bahsetmek istediklerim bu kadardı. Çok sevdiğim için, belki başkaları da sever diye ve bir de babamın da yazmamı çok istemesinden dolayı yazmak istedim. İnşallah beğenmişsiniz. Başka bir güzel kitabı tanıtıncaya kadar Allahımız’a emanet olun.