Okumak, ilk bakışta bedenin gerçekleştirdiği bir iş gibi görünse de, aslında ruhun ve zihnin her daim harekette olduğu, kalp ritimlerinin hızlanıp yavaşlamasına sebep olan yüce bir eylemdir. “Yüce” sıfatını yakıştırmamın nedeni, yüce bir kelamın ilk cümlelerinde yer alan “Oku!” emrinden kaynaklanmaktadır.

Aslında üzerinde çokça kafa yorulması ve bunun bir emir olduğunun bilincine varılması gereken bir konudur okumak. Vahyin başlangıcının bu olması, bize büyük mesajlar vermektedir. “Namaz kıl” değil, “oruç tut” değil, “iman et” değil, “Oku!” Öyle büyük hikmetler barındırıyor ki, kalbin bunu anlamlandırması, şüphesiz okumakla olacaktır.

Dünyevi veya uhrevi eğitimler için okumanın gerekliliği, koşulsuz kabul edilen bir gerçektir. Çünkü bir bilgiyi sindirerek öğrenmek, öğreticinin gayretinden çok kişinin kendi sahasında yaptığı okumalarla ve gösterdiği uğraşlarla netice verecektir. Kitâbî cümlelerle öğrenilmeyen hiçbir ilim yoktur. Kitapsız öğrenilmeye çalışılan ilim, bilgiye ihtiyaç duyulmadan öğrenilen ilimdir ve ne kitapsız ne de bilgisiz öğrenilen bir ilmin varlığı mümkün değildir.

Kendini belli bir alanda geliştirmek isteyen, hedefini o alanda yükselmek olarak belirleyen kişinin yoldaşı, okumaktır. Başta okumayı kitapla gerçekleştirdikten sonra bu eylemini insanlar üzerinde, doğa üzerinde, binalar, otomobiller ve gökyüzündeki varlıklar üzerinde hatta sıradan bir duvar üzerinde devam ettirebilir. Çünkü yaratılan her cismin, kendine has bir dünyası vardır. Bunların çoğu da okunmaya değer, bilgiye bilgi katan şeylerdir. Okurken, dönüp tekrar tekrar baktığı ve okumaya doyamadığı nimetler de mutlaka olacaktır. İzzet ve ikram sahibi bir Rabbimiz var ve izzet ve ikramına şahit olmak için okumak, tek çaredir: “Oku, senin Rabbin ikram sahibidir” (Alak, 3).

Okumak, yükselmektir. İnsan, okudukça yükselir ve yükseldikçe okumak ister. Boşa gitmeyen ve arttıkça zihnin açlığını artıran tek eylemdir okumak. Eğitimse, farkındalık sahibi olmak için hayatın en çok emek verilen merhalesidir. Bu emeğin karşılığı, ancak hakkıyla gerçekleştirilebilen bir okuma ile alınabilir. Hem dünyadaki konumunda hem de ahiretteki mertebesinde yükselenler; okuyanlardır, okuma sancağını hep dalgalandıranlardır.

Rüveyde Bera PALA