Çetinse yollar ve takatinin üzerindeyse meşakkat, sabırla yoğrulmuş bir tahammül gerekir sana. Nebilerin yolunu benimsemişsen şayet bilmelisin ki ağırdır imtihan: Yalnızlık vardır daha yolun başında, körler diyarında taşınan aynanın yalnızlığı kuşatır ruhunu. Gönlüne dolan ıssızlığın tesiriyle her hâl, ayrı bir cenderedir, sımsıkı boğar ümidini, tek başına atıverir karamsarlık girdabına. Hele bir de meyletmişse nefsin, denî dünyanın hülyasına, korku bambaşka belirir ufuklarında. Hiçbir adımın menzile ulaşmanda yardımcı olmaz, yapayalnız salınırsın karanlık dehlizlerde.
Kırgın umutların kuşatılmışlığında olmalı hicretin. Bir’den yol alıp “tek” olana, Rabb’e yürümelisin dursuz duraksız. Nefis, kurban edilmeli, onun rızası uğruna, kurban edilmeli ki kurbiyyet peyda olsun yeniden. Yalnız yürünen yolların tek yoldaşının kim olduğu bilinmeli ve öylece devam edilmeli yola.
Kurban sana, sahip olunduğu zannedilen her zerre ey âlemlerin rabbi!
Kurban sana, ilahlık iddiasında bulunan gafletin her bir şahikası ey âlemlerin ilahı!
Yine kurban olsun sana, hükmü gasp etme gafletinde yüzen tüm muktedirler, ey âlemlerin meliki!
Sana ulaşmanın en kolay yolu ise kurban, tüm benliğimle yoluna kurban olayım.
Arzuların şeytanî büyüsüne kapılan nefsim, yolunda zir u zeber olsun öyleyse. Kalmasın içimde seni istemeyen hiçbir dilek; sönsün gözlerimdeki ışıltı, senin nurundan uzak duracaksa eğer.
İbrahim’den (as) kabul ettiğin gibi kabul et kurbanımı, bil ki İsmail (as) edasıyla kapandım yollarına. Ebu’l-Kasım’dan (sav) kabul buyurduğun gibi kabul buyur beni, bende Mekke esaretinden eser kalmamacasına.
Kurbanım sanadır, hicretim hep sana
Yollarım bükülsün, dönsün hep sana
Dilekler sen olsun, arzular hep sana
Dünya yetsin gayri, dönüşler hep sana

Kalbimi inkılap et, nurunla arındır
Ruz-i mahşerde ya Rab, gölgede barındır
Bu dünya mülk değil, hep senin varındır
Ömürler son bulsun, dönüşler hep sana
Sıddık bir dost bulmuşçasına sarılmalı kurbana, dost sohbetine vuslatın yegâne adresi bilinmeli her dua.
Adaletin, Hattab’ın oğlunda bulduğu zirvenin dil ile beyanı, kalp ile nişanıdır kurban. Ömerce sarılmalı dört elle.
Zinnureyn sevdasıyla özlenmeli, onun aşkıyla tutuşmalı, öyle bakmalı gözler kurbana.
Haydar-ı Kerrar olmalı onun kapısında, Nebi’yi (sav) beklercesine Hayber önlerinde…
Taşkın ÖNEL