origami-kelebek

Selamun aleyküm. Adım, Rüveyde Bera. Kayseri Nurettin Öztürk İmam Hatip Ortaokulu’nda 5. sınıfta okuyorum. Babam, bu dergide devamlı yazılar yazıyor. Geçen günlerin birinde, babam, benim de okuduğum ve sevdiğim kitaplarla ilgili istersem yazı yazabileceğimi söyledi. Aslında hep aklımda vardı okuduğum kitaplarla ilgili yazı yazmak. Babam öyle söyleyince heyecanlandım. Babamın, okuma yazma yaşıma gelmeden önce aldığı ve önceden bir kez okuduğum ve geçen gün de okulda tekrardan okuduğum “İyilik Kelebekleri” isimli kitabın sevdiğim yönlerini yazmaya başladım.

Evet, şimdi sizleri bu kitapla tanıştırmak istiyorum. Yazarı, M. Sait Türkoğlu. Yayıncısı, Salıncak Yayınları ve yayınlanma tarihi de 2007 yılı. Öncelikle isminin çok güzel olduğunu belirtmek isterim: İyilik Kelebekleri. İçeriği de öyle. Bir çocuğun başından geçenler konu edinilmiş.

Bu çocuk, bir gün odasındayken yanına bir kelebek geliyor hem de konuşabilen bir kelebek. Bu kelebek, çocuğa güzel şeyler anlatıp, öğretip onu doğru yola iletiyor. Tabi sadece bir kelebek değil. Bu kelebeğin bir de arkadaşları var. Kelebeklerin isimleri şöyle: Uyku kelebeği, sevgi kelebeği, hikmet kelebeği, iyilik kelebeği, sabır kelebeği, gökyüzü kelebeği, çalışkanlık kelebeği, duygu kelebeği, okuma kelebeği, cesaret kelebeği, oyun kelebeği, hayal kelebeği, ibadet kelebeği, fikir ve şükür kelebeği ve dua kelebeği. Bu kelebeklerin hepsi de isimlerine göre güzel şeyler anlatıp öğretiyorlar bu çocuğa.

Ben, bu kelebeklerden en çok iyilik ve sevgi kelebeklerini sevdim. İyilik kelebeğini sevdim; çünkü kitaptaki çocuk, bir gün dışarıdayken sokak ortasında iki çocuğun kavga ettiklerini görmüş ve onları iyilikle ayırmak istemiş. Ancak çocuklardan biri, ona bir yumruk atmış ve ağzına geleni söylemiş: “Neden bizi ayırdın? Ondan intikamımı alacaktım, onu dövecektim. Bir daha bize engel olma, yoksa…”

Başka bir gün ise bir adamın, bir çocuğu haksız yere dövmek için kovaladığını görmüş çocuk. O çocuğu kurtarmak için Pazar yerindeki meyve sebze kasalarını adamın önüne atmış ve adamı yere düşürmüş. Böylece çocuk kurtulmuş. İşte bu çocuğa bu gibi iyilikleri öğreten, iyilik kelebeğidir.

Bir de sevgi kelebeğini sevdiğimi söylemiştim. Evet, sevgi kelebeğini sevdim; çünkü yine bir gün kitaptaki çocuk, arkadaşlarıyla birlikte bir yürüyüşe çıkmışlar. Ellerindeki sopalarla otları ezip gidiyorlarmış. O sırada, bizim çocuğun yanına kelebek kahramanlarımızdan sevgi kelebeği gelmiş ve otları neden ezdiklerini sormuş. Çocuk da bunu yapmaktan çok zevk aldıklarını söylemiş. Sevgi kelebeği bunun üzerine: “Bu otlar da bir canlıdır. Onlara bu şekilde davranamazsınız. Hadi, arkadaşlarına böyle yapmamalarını söyle.” demiş. Çocuk, arkadaşlarının bu işten vazgeçmeyeceklerini bildiği için aklına gelen daha farklı bir şeyi yapmak istemiş. Ama bunun için en sevdiği ışıldağını feda etmesi gerekiyormuş. Arkadaşlarına, bir ağacı gösterip, o ağacın yanına ilk varana ışıldağını hediye edeceğini söylemiş. Arkadaşları yarışa başlayınca çocuk da sevgi kelebeğinden canlılarla ilgili bilgiler almış. Yarış sonunda birinci gelene söz verdiği gibi ışıldağını hediye etmiş. Bundan sonra da hem çocuk hem de arkadaşları, bir ot dahi olsa hiçbir canlıya zarar vermemek için sözleşmişler.

İşte böyle… Bu çocuğun, bu şekilde yardımsever ve sevgi dolu olmasını hep kelebek dostları sağlamış. Biz çocuklar da kitap kahramanımız olan çocuk gibi olalım. İyilikle, sevgiyle ve daha pek çok güzel davranışlarla birbirimize örnek olalım. Böyle olursak yüce Allahımız da bizi sever ve bize hep yardım eder sevgili arkadaşlar. Yazar amcamıza da çok teşekkür ediyorum. Kelebekleri daha çok sevmeme ve onlara ilgi duymama sebep oldu.