• Yusuf Keles

    İstihbarat’ın Mazlum Coğrafya İçin Gerekliliği

    - 21 Kasım 2021

İstihbarat, genelde yanlış anlaşılan, yanlış bilinen, yanlış tanınan, sık sık olumsuz anlamda kullanılan ve uzak durulması gerektiği düşünülen bir faaliyet biçimi olarak görülmektedir. Hâlbuki istihbarat ve istihbaratın tamamlayıcı argümanları olan psikolojik savaş ve propaganda, dünyada yaşayan her ferdin günlük hayatının kaçınılmaz parçalarıdır. Filmlerden veya romanlardan aktarılan imajlar çerçevesinde silahlı adamlar, suikastler, entrikalar ve sofistike silah ve ölüm teknikleri dünyasından ibaret olduğu algısının aksine bu örtülü operasyonlar, istihbaratın çok küçük bir parçasıdır. İstihbarat, örtülü operasyon diye de tanımlanan operatif faaliyetlerden ziyade, bilginin toplanması ve analizidir.

  1. Atay haklı olarak, “İstihbarat, yabancı bir hükumetin veya siyasi partinin yıkılması, yabancı devlet adamları veya hedeflerinin ziyana uğratılması, kişi veya ajanların kaçırılması veya öldürülmesinden ayrı olarak bir ülkenin rakiplerinden daha fazla avantaj sağlamasını veya en azından yaşamaya devam etmesini sağlayan bilginin toplanmasıdır.” demektedir. Diğer bir ifade ile, “İstihbarat, hasım veya hasım olması muhtemel devletlerin niyetleri, plânları ve bu plânları gerçekleştirme kapasiteleri hakkında her şekilde haber toplama veya bilgi sahibi olmasıdır.”[1]

İstihbarat, birçok başlık altında toplanabilir. Ancak stratejik istihbarat ve biyolojik istihbarat, İslam dünyasının yeniden güçlü bir hale gelebilmesi adına ayrı bir öneme sahiptir.

Stratejik istihbarat, bir devlet için gelecekte ortaya çıkabilecek fırsatları, tehditleri araştırıp tespit ederek ve öngörerek, karar alıcıların önüne olabilecekler ile ilgili seçenekler koyarak onların karar verme sürecini daha doğru bir zemine çekmek amacı ile yapılan bir istihbarat türüdür, diyebiliriz. Örnek olarak ise, “Naftali Benet’in yerine İsrail halkından kimin başbakan olacağı” sorusu verilebilir. Bu sorunun cevabı, artık stratejik politik istihbarat ile bulunabilir. Stratejik istihbarat, sadece Benet’in yerine geçecek kişinin belirlenmesini tespit etmekle kalmayıp bunun ötesinde “Benet’in yerine kim gelir gelir ise zulümle karşı karşıya olan Filistin halkının menfaatlerine olur?” sorusunun da cevabını bulmalıdır. Bu sorunun cevabı bulunduktan sonra stratejik istihbarat yapan unsurlarla operasyonel ve taktik istihbarat unsurları eşgüdümlü bir faaliyet ile Filistin’in yararına olacak kişiyi destekleyecek bir operasyon gerçekleştirebilirler.

Biyolojik istihbarat ise bir devletin ulusal güvenliği ve ulusal çıkarları açısından önem arz eden başka bir devletin mevcut idarecileri veya potansiyel idareci adayları ve bu ülkedeki siyasal, askeri, ekonomik ve sosyal gelişmelere etki eden veya edebilecek konumda olan şahıslar hakkında kritik nitelikli bilgiler elde etmek amacıyla yürütülen istihbarat faaliyetleridir. Örnek olarak ise Mossad’ın Suriye lideri Esad’ın idrarını ele geçirerek analize tabi tutup, hangi ilaçları aldığını tespit etmesi, ilaçlardan yola çıkarak ömrünün ortalama ne kadar kaldığını ve kalan ömründe Golan Tepeleri[2] konusunda ne yapacağını görmeye çalışması, biyografik istihbaratın mükemmel denecek örneklerindendir.

Bir millet için mevcut olan fırsat ve tehditler sadece askeri nitelikli değildir. Bu tehditler, çok geniş bir alana yayılmıştır. İstihbarat, milli güvenlik politikasının temel parçasıdır.[3]

Sonuç olarak istihbarat, gereklidir; istihbarat, zekâdır. İstihbarat ile akılcı bir ilişki kuran toplumlar, milli güvenliklerini sağlamak konusunda önemli bir adım atarlar.

İstihbarat, savaş anlamına gelmez. Aksine istihbarat, savaşın engellenmesi için en önemli araçların başında gelir. Çünkü istihbarat, tehditler konusunda bir erken uyarı sistemidir. Ve erken uyarılar, savaşların çıkmasını engellemenin en önemli aracıdır. İstihbarat çalışmalarını dikkate almayan yönetimlerin ise gözleri bağlı maraton koşan birinden hiçbir farkı yoktur. Nereye gittiklerini, rakiplerinin önünde mi arkasında mı olduklarını, ne kadar koştuklarını, özetle hiçbir şey bilmeden, zaman ve enerji kaybederek koşup dururlar.

Milli güvenlik açısından eksiklikleri olan mazlum coğrafyanın ihtiyaçlarından biri de elbette güçlü bir istihbarat ağıdır…

“Ey Muhammed’e tabi olan en kutlu ümmet

Yetmedi mi Kudüs’e reva görülen bu zillet

Haydi kalk, doğrul, emrolunduğun gibi ol

Kırılması yetmezse, kopsun durmasın bu kol!”[4]

 

Yusuf KELEŞ

Genç Birikim Mamak

[1] Mehmet Atay, “Stratejik Ulusal Güvenlik İstihbaratı”, Strateji Dergisi, 1996/1, s.80.

[2] İsrail Terör Devletinin 1967’de işgal, 1981’de de ilhak ettiği Doğu Akdeniz’in en stratejik ve en verimli su kaynaklarına sahip Suriye’ye ait Golan Tepeleri, toplamda 1800 km2 tepelik bir alan içeriyor.

[3] Muazzez Şenel ve Turhan Şenel, İstihbarat ve Genel Güvenlik Konularımız, Emniyet Genel Müdürlüğü Yayınları, 3. Baskı, Ankara 1997, s.32.

[4] https://kuranmeclisi.com/kudus-islamin-sehri-kudus-siiri/