Ameller salih mi?
Müslümanların ehemmiyet vermesi gereken bir nüktede konu olan ilim ve amel konusu, son derece hassas ve bir o kadar derin bir meseledir. Toplumun okuduğunun anlamını araştırmadığı şu günlerde, çoğumuz namaz kılarken dahi ne okuduğumuzu bilmiyoruz. İşte bu süreçte devreye ilim girmelidir. Çünkü okuduğumuzu anlamamamız ve hayatımıza geçirmeyip kendimizi geliştirmememiz davetçi kişiliğimiz için de bir eksikliktir. Amel boyutunda da önemlidir; bir şahıs ne yaptığını bilmeden amel eder ise bu sıkıntılı bir durumdur.
İlim ve amel, birbirini destekleyen kavramlardır. Bu iki önemli başlık, istismar edilen konular arasında yer alır. Çünkü bir Müslüman, neyi ilim etmesi gerektiğini bilmez ise keza neye amel ettiğini bilmeden hareket ederse sonu kişi için yıkımdır. Bu yıkımda kişi, yavaş yavaş soğumaya veya stabilleşmeye başlar. Sadece kılmak için namaz, tutmak için oruç tutar. Şu soruyu kendine sormamaya başlar: Neden oruç var veya namaz neden var? Bunlardan bihaber hayatını sürdürmeye devam eder. Öncelikle kişi, kendini geliştirmeli, amellerin neye göre olduğunu bilmeli. Salih bir ilim ve ameli var mı yoksa geçiştirici bir inanç biçimiyle mi inanıyor? Öncelikle kendisine bunu yansıtmalı ve yüzleşmeli. Çünkü yapılan her ameller veya ilimler, sadece âlemlerin Rabbine olmalı idi. Okuduğunu anlamadan aldığı ilim veya yaptığı ameli bilmeyen kişi, tembeleşir. Ve süreç yavaş yavaş zorlanmaya başlar. Bundan dolayıdır ki işlediğimiz ameller ve öğrendiğimiz ilimler kadar da bunları hayatımıza geçirmemiz son derece önemli bir hassasiyettir. Ancak bu şekilde bu düşünce ile ilerleyebiliriz. Ama bizler, bu süreçte yapmamız gerekenlere sırt çevirmişiz ve zorunluluk inancı ile yaklaşıyoruz kendimize. Buna göre sormamız lazım, yaptığımız ve yapacağımız ameller ve öğrendiğimiz ilimler gerçekten salih miydi?
İlim bir derya idi dünya tufanında
İnsan ise kayboluştu cehalet kokan rüzgârlarda
İnsan hep kaçarak yüzleşmedi oysa
Hayat denen dünya tiyatrosundan

Ameller samimiyetsiz ilimler riyakâr
İnsanoğlu dünyaya fazla tamahkâr
Nefis kelepçe takardı heva yağmurlarında
Ey insan yeter artık çık bataklıktan

Servan ÖZBEY