
Ar-Ge Irak'a Asker Göndermek İşgal Kuvvetlerinin Yanında Yer Almak Demektir Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla azgınlaşan ABD 11 Eylül olaylarının arkasında hangi güçlerin olduğunu bildiği halde terörle mücadele bahanesiyle İslam dünyasında saldırmaya başladı. Daha önce aynı bahanelerle Libya ve Sudan'a saldırmıştı, ardından Afganistan'ı ve bu yıl da Irak'ı işgal etti. ABD'nin Irak'ı işgal planları içinde mutlaka bölgedeki en yakın müttefiki olan Türkiye'yi de işgal kuvvetleri arasında görmek istiyordu. Birinci teskere sivil toplum örgütleri olan ve bun konuda hassas olan Müslümanların tepkilerinin büyük rol oynadığı red cephesinin faaliyetleri sonucunda 1 Mart'ta reddedildi. Ancak sürekli olarak ABD'den azar yiyen siyasal iktidar Irak'ta dağıtılacak pastadan ve talan mallarından nasibini almak için kaçırdığını zannettiği trenin son vagonuna binme heyecanıyla bu sefer tepkilerini ortaya koyacaklara fırsat bırakmadan alelacele tezkereyi meclisten geçirdi. Kendi milletvekillerini gelecek seçimde aday olamazsınız tehditleriyle bunu başaran AKP ne yaptığının farkında değildir. İslam dünyasının gözünde olması gereken yerde değil, Amerika'nın kuyruğuna takılmış, dış politikasını kendi lehine çekmekten aciz, ilkesiz ve tavırsız bir vaziyette işgal kuvvetlerinin bir parçası konumuna düştü. İslam dünyasında bu kararın alınmasından sonra İslam alemindeki diplomat ve siyasilerin olayı değerlendirmeklerine baktığımızda Türkiye'nin konumu çok kötü görünmektedir.oylamanın mecliste yapılması üzerine birkaç saat geçmemişken Amerika sesi radyosu Türkiye'ye ve özellikle Başbakan R. T. Erdoğan'a sonsuz teşekkürlerini sunuyorken, Avrupa gazete ve TV'leri "Doların Rölü" diye haber veriyordu. Avrupa devletleri ve medyası Türkiye'nin dolar karşılığında Irak'a asker göndereceğini söylerken genelde İslam ve özelde Arap dünyasının bakışı ise tamamen farklı idi. Dünya Müslümanları, siyasiler ilim ve fikir adamları İslami hareket önderleri ve diğer yazar ve siyasi analizciler şu başlıklarla olayı değerlendiriyorlar: - Türkiye İslam dünyasında ABD ile aleni işbirliği yapan tek ülkedir. - Türkiye İslam dünyasında İsrail ile askeri ittifakı olan tek ülkedir. - Türkiye İslam dünyasında Filistin konusunda İsrail'in yaptıklarını kınamayan ve görmezlikten gelen tek ülkedir. - Türkiye İslam dünyasında Irak işgali konusunda pragmatist davranan tek ülkedir. - ABD'nin iç politikada zor duruma düşüp Irak'ta özellikle Sünni kesimde şiddetli direnişlerle karşılaşınca askerlerini azaltmak ve bunların yerine Türk askeri göndermek istedi ve bunu da 8.5 milyar dolar karşılığında Türkiye'ye ihale etti. - Türkiye Irak'a geliyor ama başına gelecekleri anlayamıyor, bilmiyor. ABD Türkiye'yi Irak'a çekmekle Arap olmayan diğer Müslüman ülke askerlerini de oraya gitmeye teşvik ediyor. Müslüman direnişçilerle, Irak'ı savunan Milli direnişçilerin ve Saddamcıların saldırılarına maruz kalacağını bilmelidir. - Gideceği bölgede İslami direnişi zayıflatacak ve işgalin uzamasını sağlayıp Amerika'nın ekmeğine yağ sürecektir. - Türkiye Irak'a gelirse Osmanlı torunu sıfatıyla buradan gitmek istemeyecek. Bizi tam dört yüz yıl sömürge olarak kullandı da bize ne kazandırdı. Bağdat ve Musul'da yaptırdığı bir iki sofu tekkesi ile bir caminin dışında Irak'ta ne yaptı? Bağdat'ın her tarafı cami dolu… Türk emperyalizmi ABD emperyalizminden daha berbattır. - Ülke zaten Amerikan kafirlerinin işgali altında, bari Müslüman askerler bu işgalin dışında kalmalıydı. - Irak'a işgalci güç olarak gitmiyoruz demeleri hiçbir şey değiştirmez. Üniformasıyla gelen asker niye geliyor? Burada köprü veya hastane yapmaya kalkışmaları işgali örtmeyecek. Direnişçiler bu köprü ve hastaneleri bombalayacaktır. Bütün bunlar Arap TV ve gazetelerinde yer alan haber ve yorumlardır. Türkiye'nin bu tavrı kendisine uluslar arası platformda çok şey kaybettirecektir. Bütün dünyada yükselmekte olan ABD karşıtı tepki ve anti emperyalist tutumlar Türkiye'yi bir hayli yıpratacaktır ama siyasal iktidar bunu görememektedir. Bu hususlar dış politika açısından çok kötü sonuçlardır. Ayrıca iç politikada iktidar aleyhindeki muhalif güç gittikçe çoğalacaktır. Bunun yanında 28 Şubat askeri hegemonya kısmen azalmaya yüz tutmuşken tekrar yeniden canlanacak ve ülkede askeri baskılar Müslümanlara reva görülen çok kötü uygulamalar devam edecek hatta bunlara yenileri eklenecektir. Irak Saddam belasından kurtulmuşken yeni işgalcileri ve yeni zulümleri görmek istemiyor. Hiçbir devlet kendi topraklarında yabancı asker görmek istemez. Şii, Sünni, Kürt, Arap hatta Türkmenlerin bir kısmı da Türk askerini Irak'ta istemiyor. Irak geçici konsey üyeleri tek tek ferdi görüşlerini açıklarken kesinlikle yabancı asker ve özellikle Türk askeri istemediklerini söylüyorlar. Aslında 8.5 milyarlık kredi için bütün bu rezilliklere katlanan AKP iktidarı Amerikalıların kendi askerleri yerine Türk askerini Iraklıların önüne ve hedefine sürmek istediğinin farkında değildir. Felluce Valisi Taha el-Bedevi :"Türk askeri Felluce'ye geldiği takdirde kasabamız onlar için cehennem olacaktır." Konsey Başkanı Ahmet Çelebi'nin de aynı anlamdaki sözlerini ABD'ye hatırlatan ve "sizin tayin ettiğiniz adamlar bizim için bakın ne diyor" diyen Abdullah Gül'e Amerikalılar şöyle demişti: "Onlara kulak asmayın biz tayin ettik ama bizi de istemiyorlar." Irak halkı nasıl düşünürse düşünsün işgal devam edecek anlayışını sürdüren ABD'nin şu anda tek Müslüman dost ve müttefiki Türkiye'dir. "İşgal kuvvetlerinin yandaşı tek Müslüman ülke Türkiye'dir" diye bir gazetecini Irak'lı bir yetkilinin sözleri bakınız ne kadar derin bir anlam taşıyor: "Hayır Türkiye Laik bir devlettir. Irak'a Müslüman bir devletin Müslüman askeri değil, Laik bir devletin laik ordusu geliyor. Biz Müslümanlara değil laik ordunun askerine karşılık vereceğiz." İşte Iraklıların olaya bakış açısı budur. Biz de AKP iktidarına "ABD'den değil, Allah'tan korkun" diyoruz |