
Ar-Ge Siyonist Devletin Hamas’ı Tamamen Sindirme Programı Tutmayacaktır. Hüsran ve Lanet Yahudilerin Üzerine Olsun Yıllardır Filistin topraklarını işgal altında tutan ve Müslümanlara her türlü eza ve cefayı reva gören Siyonist ırkçı Yahudi yönetimi dünya emperyalizminin patronu ABD’yi yanına alarak bir kitleyi tamamen imha etme faaliyetlerini arttırarak sürdürmektedir. Allah’ın lanetine uğramış gerçekten de mel’un şeytana taş çıkartacak kadar adileşen ve İslam topraklarını işgal altında tutup insanlarına karşı her türlü zulmü bütün dünyanın gözü önünde hiç çekinmeden gerçekleştiren Yahudiler her gün biraz daha azgınlıklarını arttırmaktadırlar. Yarım asırda fazla bir zaman içinde milyonu aşkın insanı katleden ve milyonlarca insana kendi öz vatanlarında zulmeden bu zalim ve azgınların zulmü her halde bir müddet daha devam edecektir. Yahudi işgalcilere karşı elli yıldan beri mücadele veren bu halk, bu müddet içinde ölüm, sürgün, katliam, fakirlik, sefalet, açlık ve susuzluk her tül yokluğu çekip kendi topraklarını özgürlüğü için savaşmaya devam etmektedir. Dünyada düşman işgali altında zulmü kabullenerek yaşamaya alışanlar olduğu gibi ülkeleri işgal edilip de bu işgal altında yaşamak zorunda bırakılmış ancak bu zulüm ve işgalden kurtulma mücadelesi vererek bedel ödemeyi göze alanlar vardır. Filistin halkı elli yıldan beri bu işgali yaşamış fakat asla bunu sindirememiştir ve kabullenememiş bir halktır. Müslüman zilleti asla kabul edemez. Ölümü her an göze alarak mücadelesini sürdüren Filistinli Müslümanlar üç yıldan beri “Mübarek İntifada” hareketini şanlı bir direnişle sürdürmektedirler. Onlar her an şehadeti bekleyen ve bunu özlemle gözleyen her türlü korkuyu yenmiş düşmanının dengesiz gücüne rağmen durmadan taş yağdırıp lanetli kavmin zulmünü kırmaya gayret etmektedirler. Zalim ve Kâfir Şaron yönetimi Filistin’de kendileri için en tehlikeli kitlenin HAMAS İslamî Direniş Hareketi olduğunu bildiğinden bu kitleyi tamamen yok etmeyi hedef haline getirmiş bulunmaktadır. Muhammed Durre’nin şahadeti gününden bugüne kadar binlerce şehid cenazesi kaldırıldı. Şehid olmak, şehid defnetmek, şehid anası-babası veya şehid evladı olmak artık normal hayatın bir parçası haline gelmiş bulunmaktadır. ABD’nin tuzağı olan “yol haritası” oyunu ile dışa bağımlı iki ayrı coğrafyadan oluşan ve kukla bir yönetime sahip kılınmak istene uyduruk bir devletin varlığını kabullenemeyen İslamî bilince sahip olan Hamas ve İslamî cihad grupları direnişlerini sürdürmektedirler. Ancak bir an önce yalancı barış çağrılarıyla dünyanın gözünü boyamaya çalışarak İslamî direnişi artık yok etmek isteyen Siyonistler de direnen Müslümanlardan kurtulmanın hile ve tuzaklarını kurmaktadırlar. Siyonist Yahudiler ABD uşağımusta’fı kukla Başbakan Mahmud Abbas ve benzerleri ile anlaşma yapmak ve birlikte yaşamaktan çekinmiyorlar. Ancak İslamî direniş ve cihadı işgal altındaki son bir karış toprağı kurtarıncaya kadar bırakmak istemeyen ve bu anlaşmalara itibar etmeyen Müslümanlara karşı acımasızca bir terör estirilmektedir. Hamas’ın ileri gelen şahsiyetlerinden Abdulaziz er-Rantisî’nin evinin bombalanması ve oğlunun şehadeti ile yine Hamas’ın siyasi liderlerinden birisi olan Gazze İslam Üniversitesi dekanlarından Prof. Dr. İsmail Ebu Şeneb’in şehid edilmesi ve ardından da Hamas’ın kurucusu, ilk başkanı ve Filistinli Müslümanların manevi lideri Şeyh Ahmed YASİN’in evinin F16 uçaklarıyla bombalanması Müslümanları sindirmemiş aksine saflarını kenetlendirmiş, birliklerini sağlamış ve direniş azimlerini arttırmıştır. Dava sahibi bir Müslüman akıllı stratejiler uygulayan ve sindirme hareketlerine asla aldırış etmeyerek mücadelesine devam eden Müslüman’dır. Dili ve başından başka hiçbir yanı hareket etmeyen bir insanı Siyonistler neden hedef almışlardı. Zira o azimli, akıllı ve direncini kaybetmeyen bir lider olarak “doğup büyüdüğümüz kendi öz topraklarımızın tümünü Yahudi işgalinden kurtarmadan direnişimiz asla durmayacaktır” diyen ve Filistinli Müslümanlara güç kaynağı olan manevi bir liderdir. Taş atan gençler, hedefi en az on çocuk doğurmak olan anneler, ölümden korkmayan, şehadeti en büyük emel olarak kabul eden kadın ve erkekler, her gün Filistin’in sokak ve caddelerinde şanlıca direnen herkes Şeyh Ahmed Yasin’in ağzına bakmaktadır. Onun korkusuzca felçli bir bedenle yıllarca Yahudi zindanlarında hayat sürmesi ve hiçbir zulümden korkmaması bütün halkı için bir örnek olmuştur. Herkes Ahmed Yasin olmak istemektedir. Herkes ölüme hazır, herkes şehadeti özlüyor. Böylesi bir halkı sindirmek kolay değildir. Eski Yahudi Başbakanlardan Şimon Peres: “Ne yapabilirim bunlar ölümden korkmuyor” diyerek Müslüman direnişçilere karşı acziyetini belirtmişti. İslam ümmetin, İslam Dünyasının ve her Müslüman’ın en büyük ve önemli davası olan Filistin Davası kurtuluşa kadar sürecektir. Kimisi canıyla, kimisi de malıyla bu davaya sahip çıkan İslam ümmetini bilinçli direnişi sürecektir. Yahudiler ve ABD istese de istemese de Müslümanlar ölümden korkmadan bütün dünyada ve özellikle bugünkü İslam Dünyasında İslam’ın gür sesi hakim oluncaya kadar İslamî direniş her yerde devam etmelidir. Müslümanlar akıllıca, yanlışlıklar yapmadan, buldukları bölgelerin direniş şartlarını göz önünde bulundurarak İslamî Hareketi sürdürmeye ve gerçek anlamıyla kardeş olmayı ilke kabul ederek mücadeleye devam etmek zorundadırlar. Filistin Davası yalnız Filistinlileri veya yalnız Arapları değil bütün ümmeti ilgilendiren hepimizin ortak davası olarak kalacaktır. Allah bütün dünyada Ahmed Yasin’lerin yardımcısı olsun. Filistin Davası’nın ümmetin davası olduğunu bütün dünyaya haykırmak boynumuzun borcu olsun. |