ADI İÇİN OKUMAK

 “Günde kaç kez kitap okuyoruz?”

Çok mu oldu acaba? Haftada, diyelim biz en iyisi ona ki olumlu bir cevap alabilelim. Haftada kaç kez elimize bir kitap alıp onu okuma gayretinde bulunuyoruz? Elimize alma kısmı tamam da, okuma gayretinde bulunmak kısmı toplumumuz açısından en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Okumuyoruz.

Bu arada toplumdan kastım; etrafının bir kağıt parçası üzerinde önceden belirlenmiş sınırlar ile çizilmiş herhangi bir ülkenin içerisinde yaşayan insan kitlesi değil. Toplumdan kastım; birilerinin ”Kara Kıta” ismini verdiği benim Afrikalı Müslüman kardeşlerim, bugün her türlü zulüm ile boğuşan, üzerlerinde kimyasal silahlar denenen, uykularının en güzel demlerinde üzerlerine her türden bombalar atılan ve sonra da birilerinin onlar hakkında ”Yanlışlıkla sivilleri vurduk” dediği Suriyeli kardeşlerim, bugün her türlü bolluğun içerisinde hayatını sürdürün Kuveytli, Suudi Arabistanlı kardeşim, Arakan’daki, Mısır’daki, Gazze’nin direniş ruhlu yiğit Müslümanları, sizsiniz benim toplum tasavvurum. Bir Müslümanın aklına toplum denilince en ücra coğrafyalarda yaşamını sürdürmeye çalışan kardeşleri gelmelidir.

Bu toplum tasavvurunda sonra tekrar konumuza dönelim.

Bizler, toplum olarak İslami bilinçle yazılmış kitapları bir kenara koyalım, Rabbimizin bizlere, bizi muhatap alarak Efendimiz Hz. Muhammed (as)’e vahiy ile bildirdiği kitabımız Kur’an-ı Kerim’i ne kadar okuyoruz. Bir kenara çekilip nefsimizle baş başa kalarak kendimizi sorgulamalıyız.

Bugün, üniversiteler başta olmak üzere liselerde ve diğer eğitim alanlarında, İslam karşıtı görüşlere sahip hoca müsveddelerinin, bulunduğumuz ortamdaki insanların zihinlerini kendi batıl fikirlerini empoze ederken oturup sessizse seyredecek miyiz? (Eğer cevap: ”Ne yapalım başka?” tarzından bir şey ise kitap konusunda kendimizi sorgulamayı bir kenara bırakıp Müslümanlığımızı sorgulamalıyız.) Bu insanların İslam karşıtı söylemlerine nasıl cevap vereceğiz? Cevap vermek için ilk önce donanmak gerek. Müslümanın donanımı başta Kur’an ve Sünnet olmak üzere, İslami çerçevede yazılmış eserleri okuyarak gerçekleşecektir. Hatta karşımızdaki bir nevi düşmanın benimsediği ve başucu kitabı olarak nitelendirdiği kitapları da gerekirse okuyup içindeki hataları tespit ederek düşmanımıza karşı 1-0 önde olmalıyız. Bu noktaya değinmişken şunu belirtmek gerekir ki; bugün Müslümanların en fazla kendilerine kızmaları gereken noktalardan birisi de düşmanımızın bizim kitabımız olanı Kur’an’ı bizden daha iyi biliyor olmasıdır. Tüm bunları göz önünde bulundurarak:

ALLAH için okumalı, O’nun adı için okumalı ve aynı zamanda okuduklarımızı da yaşamalıyız.

Selam olsun; dağı, taşı, toprağı, insanı ve tüm yaratılanları; Yaratan Rabb’in adı ile okuyanlara!

 

TAHA OĞUZHAN KILAVUZ