Ana Sayfa Hakkımızda Forum Dosyalar Foto Galeri Mesaj Panosu İletişim
Üye Girişi
Genç Birikim
 
 134. Sayı
 Son Sayı
 Yazarlar
 İktibaslar
 Videolar (8)
 Arşiv
 Linkler
Linkler
 
 ummetiz.biz
 vakit
 ilkav
 haksöz
 özgünduruş
 medeniyet
 radyodenge
 zeynepder
 muttaki
 haber7
Site Haritası
LEYLA ÖZCAN / FİIKHİ MEZHEPLER

         Fıkhın sözlük anlamı: Bilmek anlamak, bir şeyin bütününe vakıf olmak, bir kimsenin leh ve aleyhindeki hükümleri bilmesi demektir. Başka bir tarife göre fıkıh, kişinin ibadetlere, cezalara ve muamelelere ait şer’i hükümleri tüm delilleriyle bilmesidir. Ayrıca söz ve fiillerin amaçlarını kavrayacak şekilde keskin ve derin anlayış diye de tarif edilmiştir.

     Kur’an-ı  Kerim’de: “O kavme ne oluyor ki kendilerine söylenen hiçbir sözü  anlamaya (fıkhetmeye) yanaşmıyorlar? (Nisa 48) ayetinde geçen “la yefkahun” ince anlayış ve keskin idrak anlamına gelmektedir. Başka birçok ayette kâfirler için “fıkhetmeyenler” denilmektedir.(Araf 179, Hud 91)

     Rasulullah(sav): “Allah kimin için hayır dilerse, onu dinde fakih(dini hükümleri, inceliğini kavrayan bilgin) kılar.” Buyurmuştur.

     İbadet ve muamelatla ilgili dini hükümlere “şeriat” denir. Bu kelime din anlamında da kullanılır. İtikadi ve ameli hükümlerin hepsini içine alır. Ancak şeriat genellikle ameli hükümler için kullanılır. Buna göre ilahi nizamın amel ve dış yönünü temsil eder. İslam geçmiş şeraitleri büyük bir kısmını kaldırarak değiştirmiştir. Allah, melek, peygamberlik ve ahiret günü gibi inanç esaslarında ise herhangi bir değişiklik yapmamıştır. İşte fıkıh İslam dininin ameli ve dünyevi yönünü ifade eder. İslam fıkhı bir takım devirlerden sonra oluşmuştur:

  1. Rasulullahın devri: Bu devirde fıkhın kaynakları Kur’an ve sünnet olmuştur.
  2. Sahabe devri: Bu devir ahkâmla ilgili ayet ve hadislerin sahabe tarafından tefsir ve izah edildiği devirdir.
  3. Müçtehit imamlar devri: Fıkıh meselelerinin yazılmaya başlanılması ve büyük müçtehitlerin ortaya çıktığı devirdir. Birbirinden değerli mezhep imamları bu dönemde yaşamışlardır.

     Müçtehit: Ayet ve hadislerden hüküm çıkarma gücüne sahip olan fakih zat’a denir. Yani içtihat eden kimseye denir. İçtihat ise sözlükte, güç, takat ve çaba anlamına gelen cehd kökünden olup bir şeyi elde etmek için olanca gücünü harcamak demektir. İçtihat ya şer’i delillerden hüküm çıkarmak şeklinde olur ya da çıkarılan bu hükümlerin toplum hayatına uygulanması konusunda olur. 

     Peygamber (s.a.v.) döneminde de içtihat vardı, fakat dar bir çerçeve içerisinde idi. Çünkü vahiy henüz devam ediyordu ve içtihadı gerektirecek fazlaca geniş bir alan yoktu. Sahabe devrinde ise İran, Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika feth edilmiş böylelikle kökü eski çağlara uzanan uygarlıklara sahip milletler Müslümanların hâkimiyeti altına girmişti. İslam şehirleri çeşitli milletlerle dolmuş,  çeşitli ırk ve kavimlere mensup unsurlarla karışmış Rasulullah (a.s.) devrinde olmayan olayların ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Bu durumda İslam bilginlerinin de uygun ve yararlı  konularda araştırma ve incelemelerde bulunmaya yönelmeleri bir zaruret halini almıştı. Bunun üzerine Allah resulünün öğretiminden geçmiş ve ondan ilim almış büyük sahabeler Allah’ın hükmü  anlaşılsın diye içtihatlarda bulundular. Çünkü Allah’ın dini bütün çağları kapsayacak özellikteydi. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “İnsan başıboş bırakılacağını  mı sanıyor?” (Kıyamet 36) Yani kayıtlı olacağı, gölgesinde hayat süreceği hükümler olmadan yaşayacağını  mı sanıyor.  

DEVAMI 134. SAYIMIZDA..




0 Yorum - Yorum Yaz
Hava Durumu

 
Haber
 

DARBE SENARYOLARI ve ENGELLENEMEYEN PKK TERÖRÜ

ALİ KAÇAR


DEMOKRASİ VE SEÇİMLER

SÜLEYMAN ASLANTAŞ


ABD-İSRAİL İLİŞKİLERİ HER ZAMANKİ GİBİ…

AMERİKANIN SESİNDEN AKTARAN: CELAL SANCAR


MÜŞRİK

ŞAHİN ÖZDAŞ


DEŞİFREDE HER SÖZ, HER BİLGİ, HER KARE ÖNEMLİDİR

NECDET YÜKSEL


GÜLE GÜLE ÜSTADIM

ERDAL BAYRAKTAR


AÇILIM BAŞARISIZLIĞA MAHKÛM(DU)! II

BÜNYAMİN ATEŞ


KURUMLARI ELE GEÇİRME

MAHMUT CELAL ÖZMEN


GAZZE'NİN KAPILARI

Dan EPHRON / Çev: İsmail CEYLAN


RAHMETLE YOLCULUK

HAYRİYE BİCAN


RAMAZAN VE RUH TERBİYESİ

KADİR SEVEN


RAMAZAN AYI ve ÇOCUKLARIMIZ

İDRİS GÖKALP


RAMAZAN ve ORUÇ İKLİMİ

FATİH PALA


HALİFE HZ. ÖMER I

NAZİFE ACISU


SANA LAYIK OLAMADIK EFENDİM

AYTEN CEYLAN


ÇOCUK EĞİTİMİ DUA İLE BAŞLAR

İSA MEMİŞOĞLU


AYET ve HADİSLER IŞIĞINDA BİLİM

KÜBRA CEYLAN


FIKH'IN BABASI EBU HANİFE

LEYLA ÖZCAN


SOSYAL AÇIDAN İNSAN

SÜMEYRA ARSLAN


MÜSLÜMAN KARDEŞLER HAREKETİNİN TÜRKİYEYE ETKİLERİ IV

ABDURRAHMAN BURSEVİ


BASINDAN SEÇMELER

AYSEL ARPACI


İNŞAAT USTASI ve MEZAR

VEYSEL ALTUNTAŞ


KİTAP TANITIMI: FİZİLÂL-İ İMAN

AYŞE MERVE ADANUR


İNCE DOKUNUŞLAR

FATİH PALA


RUKEN

AYDIN IŞIK



 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım