| FATİH PALA / GEMİ YARENLERİ VE BAHADDİN YILDIZ ÖZELİNDE KADİR KIYMET BİLMEK |
|
İyilerimiz, değerlerimiz-değerlilerimiz, erdemlerimiz-erdemlilerimiz, kıymetlerimiz-kıymetlilerimiz, kıymet bilenlerimiz zaman zaman ve yavaş yavaş aramızdan ayrılıp dar-ı beka’ya yürümüşlerdir. Onlar, gizli ve aşikâr numune-i imtisaldirler. Onlar, hep göz önündedirler. Bu meziyetlere malik olan şahsiyetler, hatasıyla–doğrusuyla, günahıyla–sevabıyla, eksisiyle–artısıyla kulluk görevlerini icra etmenin derdine düşmüşlerdir. Hata, günah işlemek ve yanlışlıklar yapmak fıtratında olan ve işlenildiğinde vehametin farkına varılıp terk edilmesinin evla olduğu bir nitelikle donatılmıştır insan. Yani insan, insan gibidir. Ne melektir, ne de peygamber! İHH’nın yardım gemileriyle Gazze’ye yol alan erlerimiz/kardeşlerimiz/dostlarımız, büyük bir sancıyı dindirmek, devasa bir yarayı sarmak sevdasını yüreklerine kazıyarak kutlu bir sefer başlatmışlardır. Buna Gemi İntifadası da deniliyor. Bu sefer vesilesiyle, Gazze’nin kapılarını dünyaya ve dünyanın kapılarını da Gazze’ye açmak gayesini gütmüşlerdir. Zalimlikte ve katillikte eşsiz davranışlar sergileme özelliğinden zerrece ödün vermeyen Siyonistler, dünyanın ve dünya güzellerinin, dünya iyilerinin, dünya değerlerinin karşısına dikilip yine iyiliğe, iyilere, insanlığa, insanlara özgürlüğe karşı durup hunharca saldırı gerçekleştirdiler. Gidenlerimizin bir kısmını şehid olarak kazandık, bir kısmını da gazi olarak. Her hal-u kârda kazançlı olundu yani, kazançlı olduk. Yola çıkan erler/kardeşler/dostlar, hep bildiğimiz, tanıdığımız ve sevdiğimiz insanlardır. Günlük hayatta iştiraklerimizi sürdürdüğümüz kardeşlerimizdirler. Ve özellikle içlerinde çok yakın muhabbetli olduğumuz Ahmed Bekâr kardeşim vardı. Şu an itibariyle ağır yara almasından ötürü, yaralarının iyileşmesini bekliyor sabırla. Sağlığına kavuşması için en içten temennilerde bulunup dualar gönderiyoruz kardeşimiz Ahmed’e. Ve kimi kardeşlerimiz/ağabeylerimiz de şehadete ulaştılar. Hamd olsun şehadet yolunu onlara ve vahdet bilincini de nasip eden Rabbimize. Yine geçtiğimiz günlerde İHH’nın Afganistan’ın Kunduz kentinde açmayı planladığı yetimhane için arsa bulma gayesiyle yola çıkan ve dönüşte uçağın düşmesi sonucu Rabb’lerine yürüyen Bahaddin Yıldız ve Faruk Aktaş ağabeyler var önümüzde, gönlümüzde. Bu iki Müslüman da iyiydiler, iyilerdendiler ve bizim içimizde, bizden birileriydiler. Rabbimizden şehadetlerini makbul görmesini niyaz ediyoruz ve yaktıkları meş’alenin hiç sönmemesini arzu ediyoruz. DEVAMI 134. SAYIMIZDA..
0 Yorum - Yorum Yaz
|